SON DAKİKA

Umudun kapısı aralandı – Erhan Sezer yazdı

Bu haber 06 Nisan 2019 - 21:41 'de eklendi.

Bir seçim sürecini daha geride bıraktı Türkiye. Başlangıcı şekil itibariyle eski seçim dönemlerine benzeyen, fakat getirdiği farklı sonuç ile toplumun önemli bir kesiminde yeniden umut filizleri açan sıradışı bir seçimdi.

Lakin bu, her ne kadar ümitli duygularla kaleme alınmış bir yazı olarak okura sunulmak istense de, sevincimizi tam anlamı ile yaşamamıza olanak vermeyen iğreti seslerin halen kulaklarımızı tırmalamakta olduğuna değinmekten de kendini alıkoyamayacaktır. Zira henüz seçim sonuçlarının sayımı bitmeden kendisini seçimin zaferiymiş gibi gösteren Akp cenahı, söz konusu ibre karşı tarafı gösterdiği andan itibaren telaşlı bir ruh hali ile süreci manipüle edip, olmadık ithamlarla muhalefeti karalamaya ve toplumun tercihini gayrimeşru ilan etmeye çalışıyor.

Sokaktan çöplerin toplanması, kırık kaldırımların tamir edilmesi, çocuk parkların yapılması ve daha fazla yeşil alanın ya da daha fazla betonarme alanın oluşturulması gibi belediyecilik hizmetlerinin hangi kişiye teslim edileceğinin belirleneceği yerel bir seçim olmasına karşın olay ulusal bir sorun haline getirildi. İşin içine bir de terörize ve kriminal suçlar da dahil edilerek ağızlarından asla düşürmedikleri ‘millet iradesini’ ‘seçime yönelik darbe’ şeklinde çevirip lanse etmek istediler. Ve bunu Türkiye’nin pek çok gazetesinde ve televizyon kanallarında tekrarladılar.

Elbette bunu salt bir seçim süreci olarak değerlendiremeyiz. Ortada ciddi bir rant kapısı bulunmakta ve bu meselenin bu kadar ciddiye alınmasının sebebi de bu gelir kapısının karşı tarafa teslim edilmek istenmemesidir. Topluma hizmet etmesi beklenen büyükşehir belediyelerinin yıllardan beri kişilere, kurumlara, vakıflara, cemaatlere ve parti organlarına çalıştığı, onların kasalarına ciddi oranda para akıttığı, önemli yerlerin ve binaların sanki kendi mallarıymış gibi hibe edildiği böylesine kirli bir zamanın ortasında kuşkusuz bundan sorumlu olanların bu derece telaşlı, öfkeli ve korku dolu olmalarını anlayabiliyoruz.

Zira bahsettiğim korku basit, alelade bir korku türünden değildir. Bu, halka ihanet etmenin, görevi kötüye kullanmanın, kişilik değerlerinin satılmasının ve hukuk normlarının defalarca kez hiçe sayılmasının yarattığı bir korkudur ve altında yargılanma kaygısı bulunmaktadır. Nasıl olmasın!

Türkiye genelindeki oyların normalde 5 saatte sayılıp, duyurulduğu ve arkasından balkon konuşmalarının geldiği bir dönemde 5 gündür 300 bin oyun halen sayılamamış olması, adice bir namussuzluğu gizleme telaşından başka bir şey değil… Çeyrek asırdır İstanbul’u yöneten bu elit tabaka, milletin parasını kayıtsızca çarçur edip, belediyeyi milyarlarca borçlandırarak kendi yandaşlarının kasasına öyle para akıttı ki, söz konusu bu pisliği temizlemek günlerce zaman alıyor işte… Kendi lehine olunca ‘milletin iradesi’ deyip, sonuçlar aleyhine işleyince ise ” seçime yönelik darbe” lakırdısı ile her türlü pisliği yapmayı kendisine hak gören bu sömürücü tabaka er ya da geç yenildiğini anlayacak ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemenin hesabını ödeyecek… Ödemeli… Bu iş mahşere kalmamalı…

Seçimle gelen, fakat seçimle gitmekte direnecek gibi görünen bu siyasal islamcıların iktidarda kalmak için gösterdiği bu çabalarının beyhude olduğuna inanıyorum. Zira umudun kapısı aralandı ve aydınlanmanın ilk ışıkları bu aralıktan sızıp, halkımızın gözlerini kamaştırdı bile. Hiç şüphesiz bu denli saldırganlaşmalarının nedeni de bu. Aldıkları bu ilk ciddi yenilgi, devamında gelecek olan bir sonraki seçimi de etkileyecek ve sonun başlangıcı onlar için başlayacak.

Bu geçen on yedi yıllık süreçte şehirlerin daha da betonlaşıp, yaşanılmaz hale gelmelerine sebep olmalarının, insanları düşüncelerinden, kimliklerinden ve inançlarından dolayı bölüp ötekileştirmenin, binbir emek ve alınteri ile kazanılan paraların yandaşların kasalarına akıtmalarının ve mahkemeleri parti organı gibi kullanıp, yargıçlara istedikleri kararları aldırtarak ülkede adete kendi saltanatını kurmalarının hesabını verecekleri o günlerin yaklaşmasındandır bu korkunun, bu öfkenin, bu telaşın sebebi…

İstedikleri kadar çırpınsın, istedikleri kadar bağırsınlar, gemi su almaya başladı bile. Umudun kapısı aralandı. Özgürlüğün ve baharın günleri yakındır artık…

Erhan SEZER
Toronto

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.