SON DAKİKA

Türk devleti ve Erdoğan hukuka uyacak mı? – Aziz Tunç yazdı

Bu haber 30 Kasım 2018 - 17:09 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Türk devletinin ve Erdoğan’ın, Sayın Selahattin Demirtaş’ın tahliyesiyle ilgili olarak AİHM’in aldığı karara uyup uymayacağı tartışması, demokratik kamuoyunun en önemli gündemi olarak tartışılmaktadır. Durumun anlaşılması açısında, herkesin bildiği ancak önemine uygun bir ağırlıkla değerlendirmelerde yerini almadığı iki gerçeğin yüksek sesle ifade edilmesi kolaylaştırıcı olacaktır.

Birincisi, Erdoğan’ın hukuk tanımaz olduğunu görmezden gelerek, böyle bir gerçeklik yokmuş gibi değerlendirme yaparak konuya yaklaşmak doğru bir tutum olmadığı gibi, doğru bir sonuca da götürmeyecektir. Konuyu bu gerçeğe bağlı olarak ele almayarak, bu gerçeği anlamlandırmayarak, pozitif bir gelişme olabileceğini sananlar ve bu görüşlerini toplumda yanlış beklentilerin doğmasına yol açacak şekilde sunanlar, aslında hem yanılmaktadırlar hem de sağlıklı bir rol oynamamaktadırlar.

 İkincisi, AİHM’in Demirtaş’ın tahliyesini öngören kararı, sadece bir siyasal liderin tahliyesini sağlayacak bir karar değildir, öyle görülmemelidir. Bu kararın daha fazla bir anlamı vardır. Her şeyden önce Demirtaş’ın siyasal faaliyetlerinden dolayı tutuklandığının tescil edilmiş olması, beraberinde benzer durumda olan binlerce insanın durumunu çok yakından ilgilendirmektedir. HDP’nin Demirtaş’la birlikte eşbaşkanı olan Figen Yüksekdağ, HDP’nin milletvekillerinden ve partinin üst düzey yöneticilerinden İdris Baluken ve tüm diğer yönetici, belediye başkanı ve milletvekilleri, aynı nedenlerle, yani Türk devletinin ve Erdoğan’ın soykırımcı, katliamcı, faşist politikalarından dolayı tutuklanmış bulunmaktadırlar. Demirtaş’ın tahliyesi, HDP’de yaptıkları siyaset nedeniyle tutuklanmış olan bu insanların da tahliyesini gündeme getirecektir.

Dolayısıyla bu karar, Türk devletinin ve Erdoğan’ın izlediği politikaları tümden mahkum eden bir karar olarak görülmelidir. Bu kararla, Türk devletinin ve Erdoğan’ın izlediği baskıcı ve soykırımcı politikalar, uluslararası bir mahkeme tarafında mahkum edilmiş olmaktadır. Ve bu kararın uygulanması Erdoğan’ın ve Türk devletinin bütün bu uygulamalarının zorlaşmasına, hatta bunlarından dolayı Türk devleti ile Erdoğan’ın bir çok alanda sorun yaşamasına yol açacaktır. Yani bu karar, sadece hukuki bir sonuç doğurmamaktadır. Bu karar aynı zamanda, çok kapsamlı ve köklü siyasal bir sonucun doğmasını da beraberinde getirmektedir.

Dolayısıyla Erdoğan’ın AİHM’in kararını uygulayarak hukuka uyması demek, “bindiği dalı kesmesi” veya “sonunun başlangıcı” gibi bir sonuç yaratacaktır. Zaten ciddi anlamda güç kaybetmiş durumdadır. O nedenle Erdoğan, ne yapıp edip, AİHM’in kararını uygulamaktan kaçınacaktır.

 Bu durum, Türk devleti ve Erdoğan’ın politikaları açısında hiç de yabancısı olunan bir durum değildir. Yıllar önce de Türk devleti, benzer bir uygulamayı rahatça gerçekleştirebilmişti.

 Mevcut durumda ortaya çıkan bir diğer sorunlu yaklaşım da, AB’nin kurumlarının yaptırım uygulayabileceği ve Türk devleti ve Erdoğan’ın da bu yaptırımlara maruz kalmamak için Demirtaş’ın tahliyesine yol açacak olan kararı uygulayabileceğini sanmaktır. Mevcut durumda AB’nin yaptırımlarından medet ummak, büyük yanılgıdır, doğru değildir. AB’nin, böyle durumlarda çok fazla ısrarcı ve etkili olmadığını gösteren sayısız örnekler bilinmektedir. AB’nin tutarsızlığını bilen Türk devleti ve Erdoğan ise hukuka değil, tek adam keyfiliğine devam edeceklerdir.

 Gerçeğin böyle olması, ne çaresizlik nedenidir ne de karamsarlığın gerekçesidir. Tam tersine bu gerçek, en doğru ve halklar açısında en isabetli çözümü de göstermektedir. Tek ve en gerçekçi ve en doğru çözüm, Kürt halkının başta olmak üzere, bütün ezilenlerin direnişlerini büyütmek ve bu direnişi sürdüren güçlere, kurum ve bireylere dört elle sahip çıkmaktır. Bunun dışında hiçbir “gelişme”den veya “güç”ten, mucize bekler gibi beklenti içinde olmak, topluma böyle bir algı empoze etmek, doğru değildir ve boşluğa düşürür.

Türk devletinin ve Erdoğan’ın hukuka uymasını sağlamak isteyen, Demirtaş’ın tahliyesini ve bu kararın siyasal sonuçlarının hayata geçirilmesini isteyen herkesin/herkesimin, yapması gereken, çok açık ve nettir; Halkların kararlı direnişini büyütmek ve derinleştirmek, dünün de, günün de, faşist diktatörlük yıkılana kadar da, en acil ve en hayati görev ve sorumluluk budur.

Bunun için başta Leyla Güven’in açlık grevini güçlendirmek ve Leyla Güven’in Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridinin kırılması talebini sahiplenerek gerçekleştirmek, AİHM kararının uygulanmasını sağlayacak en doğru yoldur.

Bunların bir birinden ayrı olduğunu düşünmeyelim. Tam tersine bu gelişmelerin tamamı birbirine o kadar bağlıdır ki biri çözülmediğinden diğer de çözülmüyor, biri çözüldüğünden diğerleri de çözülecektir.

Bu nedenle AİHM’in kararının uygulanması için kimseden hiçbir inayet beklemeden, halkların örgütlü gücüne güvenerek, herkes kollarını sıvayacak, ne yapabiliyorsa ve ne yapabilecekse onu yapmaya koyulacaktır. Yoksa Erdoğan’ın hukuka uymasını beklemek veya AB’nin yaptırımlarına bel bağlamak, yanlış olduğu gibi toplumun direnişini ve umudunu da olumsuz etkileyecektir. Böyle bir yanılgıyla meşgul olmak yerine Erdoğan’a karşı mücadelenin büyütülmesi, yaygınlaştırılarak her cephede sürdürülmesi, daha hayırlı olacaktır.

Çünkü Türk devleti ve Erdoğan, hiç ama hiç hukuka uymadılar, ellerinde gelirse- ki gelmeyecek- ne hukuka ve insanlığın diğer kazanımlarının hiç birine uymayacaklardır. Ancak biliyoruz ki her demokratik hak, zalimlerden, mücadelenin gücü, direnmenin görkemiyle, deyim yerindeyse “kopartılarak” kazanılmıştır. Direnenler ve vazgeçmeyenler er ya da geç ama mutlaka kazanacaklardır.

Aziz Tunç
Aziz Tunçaziztunc@gazetefersude.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.