SON DAKİKA

Usta oyuncu Ayşen Gruda hayatını kaybetti

GÜNCEL, KÜLTÜR-SANAT, SİNEMA

Trump’ın Suriye’den çekilmesinde ihanetin kokusu – Jonathan Steele

Bu haber 26 Aralık 2018 - 9:57 'de eklendi ve kez görüntülendi.

FERSUDE – Washington, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik adım adım yaklaşan ve IŞİD-karşıtı savaşa ağır darbe vuracak saldırısını engellemek için Moskova ile işbirliği yapıyor olmalı.

Kürtler, tarih boyunca arkadaşlarının genellikle vefasız olduğunun bilincindeler – bu nedenle ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’deki son eylemleri onlar için eski ihanetlerin devam eden izleri gibi okunacak.

Trump’ın Amerikan birliklerini, Kuzey Suriye’deki Kürt özerlik savaşçıları ile ittifaklarından geri çekme kararı, Türkiye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’yi saldırmakla ve YPG’ye tam taarruz başlatmakla ile tehdit etmesinden sadece bir kaç gün sonra geldi. Bunu, geçtiğimiz Cuma günü, Erdoğan ve Trump arasında Amerikan başkanının Türkiye’nin müdahalesine yeşil ışık yakmış olabileceği uğursuz telefon görüşmesi izledi. Bu, Trump’ın Kürtlere ihanetinin bir acziyet durumundan daha ziyade bir tür danışıklı dövüşe dayalı olduğu anlamına gelebilir.

Türkiye’nin daha küçük bir Suriyeli Kürt yerleşim bölgesi olan Afrin’e Ocak ayındaki müdahalesi, eğer Türkiye Fırat’ın doğusunda YPG’nin kontrolü altında bulunan daha geniş bölgelere geçer ve muhtelif İslamcı grupları ve diğer kontrol-dışı Türk-yanlısı milisleri beraberinde getirirse yaşanabilecek muhtemel bir insani trajedinin ipuçlarını vermişti.

YPG’de yeniden konuşlanma mecburiyeti

Türkiye’nin müdahalesinden en çok fayda sağlayan ve ilerlemesinin en büyük tehdidi olansa, son üç yıldır, ABD’nin de desteği ile, YPG’nin karşısında büyük başarı gösterdiği İslam Devleti’dir (IŞİD). YPG’nin ve onlarla birlikte hareket eden yerel Suriyeli-Arap aşiretlerinin sayesinde IŞİD Rakka’daki karargâhlarından ve Suriye’deki diğer tüm nüfus merkezlerinden defedilmişti.

Türkiye’nin, Kürtlerin Rojava olarak adlandırdıkları YPG’nin merkezine saldırma tehdidi bir süredir YPG’yi bazı güçlerini IŞİD’e karşı mücadeleden geri çekme noktasında zorlamıştı. Tam teşekküllü bir Türk saldırısı, YPG’yi kendi kalbini korumak üzere yeniden konuşlanmaya mecbur bırakırken, IŞİD için bir talih kuşu olabilir.

Perşembe günü, New York Times, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi başkanı Rami Abdul Rahman’a göre, önde gelen bir izleme grubunun ve IŞİD karşıtı koalisyonda yer alan Batılı bir görevlinin Kürt gruplarının 3200 IŞİD esirinin ve IŞİD üyelerinin akrabası olan 2080 kişinin serbest bırakılmasını tartıştığını doğruladığını bildirdi.

Erdoğan, her zaman YPG’yi, Kürdistan İşçi Partisi’ni (PKK) ve PYD’yi (YPG’nin siyasi kanadı) terör örgütü IŞİD ile eşit değerlendirdi. IŞİD, tehlikeli mezhepçi ve soykırımcı ideolojisi ile ortaçağdan kalma kafa kesme, toplu tecavüz ve diğer zulümleri ile gösteriş yapan açık bir terör örgütü iken bunun karşısında YPG yerel özerlikleri için savaşan devletsiz bir silahlı grup.

Her ne kadar hem PYD hem de YPG 2015 yılında Uluslararası Af Örgütü tarafından Kürt-kontrolündeki bölgelerde savaş suçları sayılabilecek eylemlerle suçlansa da, ABD tarafından desteklenen Kürt grupları bu iddiaların gerçek bir temele dayanmadığını söyleyerek suçlamaları şiddetle reddetti.

Ve, onu hala bir terör örgütü olarak adlandırdığı halde, 2013 ve 2015 yılları arasında resmi yetkililerini PKK ile ateşkesi kabul edip müzakere yapma ile yetkilendiren Erdoğan’ın kendisiydi. Türk Başkanı, PKK ile diyalog sürecine geri dönüp Türkiye’nin güney doğusunda uzun süreli bir istikrarın tek zemini olan siyasi uzlaşıyı kovalamalıdır.

Şu an için, bu olacak gibi gözükmüyor; Erdoğan küplere binmiş durumda ve Trump’ın YPG’den ve onun Arap müttefiklerinden desteğini geri çekme kararı ona yardımcı olacak.

Rusya hangi rolü oynayacak?

Rusya’nın, Türkiye’nin artan askeri hücumuna karşı tavrının ne olacağına yönelik büyük bir soru işareti oluşmuş durumda. Amerika’dan önce YPG ile ilişkilerin kapısını açmış olan Rusya eskiden YPG’nin bir müttefiki idi. Rus diplomatlar, kuzeydoğudaki Kürt özerkliğinin Şam’daki hükümet tarafından tanınacağı YPG destekli bir âdemi merkeziyetçi federal Suriye fikrine dair kamuoyu yoklaması yapan taraf olmuştu. Suriye üzerine Cenevre görüşmelerinde Kürlerin bağımsız bir delegasyon olarak kabul edilmeleri için baskı yapmışlardı.

Ruslar şimdi taraf değiştirip Erdoğan’ı desteklemeye mi başladılar? Moskova, Erdoğan’ın, Türkiye’deki başarısız 2016 darbesinin beyni olduğu iddia edilen Fetullah Gülen’i iade etmemesi konusunda Washington ile girdiği ağız dalaşını memnuniyetle karşılamıştı. Kremlin, Erdoğan’ın Rus S-400 füze sistemi alarak Pentagon’u kızdırmasından da memnun kalmıştı.

Şimdi, Erdoğan ile Rusya’nın Vladimir Putin’i arasında, Rusya’nun Suriye’deki Türk saldırganlığına yönelik desteğine karşılık Türkiye’nin de NATO ile fikir ayrılıklarını sürdürmesi ve hatta ilerletmesi konusunda bir anlaşma var mı? Eğer varsa, bu, bir başka büyük gücün de Kürtlere ihanet ettiğinin sinyali olabilir. Ve bir kez daha, menfaat sahibi olan taraf IŞİD olabilir.

Trump’ın Suriye’den geri çekilmeyi isteme güdüsü anlaşılabilir ve eğer düzgün yönetilebilirse pozitif olabilir. Irak ve Afganistan’daki başarısızlıklardan sonra, yeniden açık-uçlu bir Orta Doğu savaşına dâhil olunması fikri Amerika için kendi iç politikasında çok da rağbet gören bir fikir değil. Washington’un daha fazla müdahil olmasını daha da karmaşık hale getiren şey, ABD uzun zamandır başkan Başar Esad’a karşı taraf olduğu için Şam’dan artık onay almamış olmasıydı.

Şimdi Esad’ın güçleri –her ne kadar devasa bir insan kaybına mal olsa da- ülkenin kontrolünü yeniden kazanmaya yakın olduğu için, Kürt özerkliği karşılığında sahada Suriye ordusunun Suriye’nin doğusunda IŞİD ile mücadelede ABD güçlerinin yerini alması ve göklerde ise Suriye ile Rus hava kuvvetlerinin devriye gezmesi vasıtasıyla Amerika için ideal çözüm Şam ile ilişkilerini kaldığı yerden devam ettirmek ve Suriye hükümeti için ideal çözüm ise YPG ile siyasi ve askeri bir müzakere yapmak olacaktır.

İran-karşıtı şahinler

Suriye’den geri çekilme, müttefikleri İsrail’le birlikte Trump’ın kararını geciktirmek ya da geri çevirmek için mümkün olan her şeyi yapacak olan Washington’un İran karşıtı yeni-muhafazakâr şahinlerine de bir darbe. Bunlar, IŞİD devre dışı bırakılsa bile, Amerika’nın Suriye’de uzun vadeli kalması gerekliliğimi savunarak Amerika’nın Suriye’deki duruma müdahil olmasını IŞİD-karşıtı olmaktan ziyade İran-karşıtı bir politikaya evriltmeye çalışıyorlardı.

İran-karşıtı şahinler, argümanlarını İranlıların Tahran’dan Akdeniz’e uzanan bir karasal koridoru yaratma tutkusu varsayımı üzerinden bir kurguya dayandırıyorlar.

İran’ın neden Akdeniz’e ulaşmayı istediği ya da buna ihtiyaç duyduğu gibi bir soruyla bu saçmalıklara karşılık vermeden önce bile bu karasal koridorun ilk uluslararası transit bölgesinin Suriye değil Irak olduğu açık.

Eğer Amerikalılar, hâlihazırda birkaç bin tabur bulundurdukları Irak’ta bu koridoru durduramıyorlarsa, Suriye’de daha dar bir kontenjana sahip Amerikan taburları nasıl daha iyi bir iş çıkarsın?

Şahinler, İran’ın bölgedeki sözde habis faaliyetleri hakkında davul çalıp durmak yerine, İran’ın Irak’a müdahalesinin Irak hükümeti tarafından, Irak’ın başkentini işgal etmeye yaklaşan IŞİD’le mücadelede meşru bir yardım olarak kabul edildiğini kabul etmeli. İran ve ABD, Irak’ta, Obama yönetiminin gayet iyi bir şekilde anladığı gibi, paralel ve bilmukabele birbirini güçlendiren çıkarlara sahipti.

Aslında, İran’ın Suriye’de devreye girmesi, IŞİD ve diğer milis grupları yanı sıra hala önemli bir varlığı gösterdikleri dönemde seküler silahlı muhalefet tarafından da yenilmesinin önünde Esad rejimine destek çıkmak amacı taşıyordu.

Genel olarak, İran’ın bölgesel politikası yapı-söküme uğramak zorunda; bu politika, genişleme için stratejik bir ana planın bir parçası olmaktan ziyade farklı ülkelerin koşullarına, çatışmalarına ve İran’a yönelik tehditlere karşılık verilen bir dizi pragmatik ve büyük ölçüde defansif tepkiden ibaret.

Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik an meselesi olan saldırısını ve bunun IŞİD karşıtı mücadeleye vereceği zararı erken davranıp önlemek için ne yapılabilir?  Trump ve Putin payına ihanetten şüphelenmek için neden olmasaydı, en iyi adım BM Güvenlik Konseyi’nde acil bir toplantı olabilirdi. Her iki büyük gücün de Türkiye’yi engellemek ve onu ciddi sonuçlar konusunda uyarmak için işbirliği yapması gerekiyor.

Ancak, her ikisi de iki tarafın da galip çıkamadığı bir sıfır-toplam düşüncesine girer ve diğerinin zararına Ankara üzerinde etki kurmaya çalışırsa, yapılacak çok az şey kalır. Bununa birlikte de IŞİD, korkunç bir şekilde yeniden doğar.

Çeviren: Eylül Deniz Yaşar

Orijinal makale: Middle East Eye sitesinden alınmıştır. https://www.middleeasteye.net/columns/us-withdrawal-syria-gives-new-lease-life-1675362313

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.