SON DAKİKA

Olcay Tanberken: Mutluluk hepimizin vazgeçilmezi olmalı

Bu haber 19 Kasım 2018 - 21:40 'de eklendi ve kez görüntülendi.

FERSUDE – Gazete Fersude Psikoloji Söyleşileri serisi Fotoğraf sanatçısı, art ressam ve tiyatro oyuncusu Olcay Tanberken ile başlıyor.

Kendisinden bahsederken “Yapmak istediklerini yapamadan bu hayata veda etmek istemeyen, birçoğu hayalden ibaret de olsa her zaman geleceğe dönük plan ve projeleri olan ve bu hayallerin en azından yarısını bile gerçekleştirmekten mutluluk duyacağı kendi halinde biri diyelim” diyen Olcay Tanberken Gazete Fersude’den Yasemin Akkaya’nın sorularını yanıtladı.

Fersude Psikoloji Söyleşileri’nin 10 Soru 10 Cevap serisinde Yasemin Akkaya’nın ilk konuğu, Fotoğraf sanatçısı, art ressam ve tiyatro oyuncusu Olcay Tanberken.

 

1. Hayatınızda asla unutamadığınız ve sizin için en etkileyici olay neydi tam olarak?

Bir değil, birden fazla kere asla unutamayacağım çok özel anlarım olmuştur. Bu esasında herkes için geçerlidir; hayatımızın farklı dönemlerinde ve yaşlarında bizim için çok özel sayılabilecek güzel zaferler, mutluluklar, sevinç gözyaşları vardır. Elbette tam tersi olarak üzüntü ve hüzün dolu anılarımız da olmuş olabilir ama bunlar yerine her zaman güzel anıları hatırlamak daha faydalı olacaktır. Çocukken postacının bana bir şey getirmesi bile beni acayip mutlu ederdi. Üzerinde “Olcay Tanberken” yazılı bir mektup, hele ki bir paket geldiğinde mutluluktan havalara uçardım. İçinde ne olduğunun bile bir önemi olmazdı zaten. Bir kurum, bir marka, bir okul başvurusu, sınav sonucu ya da belki sürpriz bir hediye, nihayetinde biri bana bir şey göndermişti. Bu, önemliydi.
Eğer daha kesin anları hatırlamak gerekirse; çok ama çok aşık olduğumun ayrımına vardığım ve hatta bu uğurda şehir bile değiştirmeyi göze almayı düşündüğüm anı unutamam mesela. Ya da uluslararası bir mimarlık yarışmasında ekibimle birlikte birinci olduğum ve ödül aldığımız an. Radyo programı yaptığım yıllarda dinleyiciden gelen sürpriz, onore edici mesajları okumak mesela. Ya da yakın zamandan bir örnek; İzmir’de sahnelediğimiz bir tiyatro oyununda oyunun bir yerinde söylediğim replikten ötürü bütün salonun beni alkış yağmuruna tutması; bu alkışın epey uzun sürmesi ve o heyecanla repliği tekrarlamam ve o heyecanla da oyuna daha fazla inanmam, bağlanmam. İşte bunu hayatım boyunca hatırlayacağım..

2. Bu unutamadığınız olayla nasıl başa çıktınız nasıl savaştınız?

Dediğim gibi; olumsuz şeyleri hatırlamamamız, aklımıza bile getirmememiz gerektiğine inanıyorum.

3. Hayat felsefeniz ve size moral veren şeyler nelerdir tam olarak?

Hayat felsefem; dünyanın 3 günlük olduğu gerçeğini hiç unutmadan yaşamak. Geldik ve gidiyoruz işte, bunu değiştirebilecek hiçbir şey yok. Zaman hızla akıp gidiyor ellerimizden ve bu kısıtlı vaktimizi hem kendi yararımıza hem de insanlık yararına güzel işler yaparak geçirmek gerekir diye düşünüyorum. Arkamızdan güzel şeyler söylenmesi yönünde gayret göstermek ve güzel anılmak bence tek gayemiz olmalı.

4. Elinizde olsa ilk olarak adalet sisteminde neleri değiştirmek isterdiniz?

Özgürce, eşitçe ve medenice yaşamak her bireyin hakkı. Mutluluk, hepimizin vazgeçilmezi olmalı ve adalet sistemi her yönüyle bize bunu sağlamalı.

5. Kadına Şiddet ülkenin en önemli sorunu ama azalmak yerine hep bir artım var; bununla nasıl başa çıkabiliriz neler yapmalıyız?

Eğitim, eğitim, eğitim. Ve bu kısa vadede değil uzun vadede çözülebilecek bir konu, maalesef. Eğitim sistemimizi baştan sona yenileyerek insanların mutlu ve sevgi dolu birer birey olarak yetişmelerini sağlamamız gerekiyor. Şiddet ancak böyle azalabilir. Ekrandaki yerli dizilerin birçoğu şiddet ve gözyaşı içeriyor, bu senaryoların da artık bitmesi gerektiğine inanıyorum.

6. Psikolojik destek olmanız gerekirse buradan bu sohbetimizi okuyan insanlara neler demek isterdiniz?

Sevgilerini hiç utanmadan, sıkılmadan göstersinler. Dünyayı kurtaracak bir şey varsa o da sevgidir.

7. Hayatınızda dönüm noktası olarak belirlediğiniz bir dönem var mı? varsa nedir?

Dönüm noktam; tiyatroya başladığım andır. Çünkü bana kendimi en iyi ifade edebildiğim şey buymuş gibi geliyor. Mimarlık mesleğimin yanında tiyatro ile de bambaşka bir heyecan yaşıyorum ve sahnede seyirciyle karşı karşıya olmak beni inanılmaz mutlu ediyor.

8. Mutlu olmak için en çok neye ihtiyacımız var?

Kendimize gerçekten inanmaya…

9. psikolojik olarak cahil insanlarla nasıl iletişime geçiyorsunuz onlarla nasıl bir savaşın içindesiniz?

Fikirlerini değiştirmeye ya da onları ikna etmeye çalışmak yerine; başka şekilde de düşünme yollarının olabileceğinden bahsediyor, onları da anlamaya çalışarak kendi fikirlerimi paylaşıyorum. Bir noktadan sonra işe yaramayacağını anlarsam, iletişimi sınırlandırıyorum.

10. Olcay Tanberken aslında kimdir?

Yapmak istediklerini yapamadan bu hayata veda etmek istemeyen, birçoğu hayalden ibaret de olsa her zaman geleceğe dönük plan ve projeleri olan ve bu hayallerin en azından yarısını bile gerçekleştirmekten mutluluk duyacağı kendi halinde biri diyelim. Genelde ilişkilerimde nezaketi ve saygınlığı elden bırakmam ancak karşılığında aynı nezaketi göremediğim zamanlarda hemen o ortamdan ya da insanlardan soğurum. Elimde değil.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.