SON DAKİKA

Murat Yetkin: AKP, İstanbul için 30 Haziran’ı hedefliyor

Bu haber 26 Nisan 2019 - 12:24 'de eklendi.

FERSUDE – Gazeteci Murat Yetkin, bugün yayınlanan yazısında AKP’nin İstanbul için 30 Haziran tarihi üzerinde durduğunu belirtti.

Gazeteci Murat Yetkin, AKP’nin İstanbul seçimleri için 30 Haziran tarihi üzerinde durduğunu, YSK’nin ise 28 Nisan’a kadar İstanbul seçimleri için nihai kararını vereceğini yazdı.

Yetkin’in “Erdoğan’ın 28 Nisan akşamı Kızılcahamam’da yapacağı kapanış konuşması önemli. YSK kararının bu konuşma öncesi çıkması beklentisi ile bu konuşmanın AK Parti içindeki seçim operasyonunun şiddeti arasında bağ kuruluyor siyasi kuliste ” dediği “AK Parti, İstanbul seçimini 30 Haziran’da tekrar ettirmeyi hedefliyor: Ankara siyaset kulisleri yazısının önemli kısımları şöyle:

Neden mi 30 Haziran? Rivayet muhtelif. Ama en güçlü senaryo, tahmin edilebileceği gibi, okulların da kapanmasıyla İstanbul’daki muhtemel CHP-İYİ Parti seçmeninin tatile çıkıp oy kullanmamaları umudu. Yani AK Parti, İstanbulluların yaz tatili için şehir dışına çıkma alışkanlığının onlara kaybettikleri seçimi geri getireceğini de hesaba katıyor. Tabii aradan geçecek iki ay sürede, olağanüstü gelişmeleri konunun dışında tutuyoruz; ABD ile gerilimde, Suriye’de PKK ile ekonomideki vahim gidişle ortaya çıkabilecek gelişmeleri akla bile getirmek istemiyoruz.

Ama bütün bunlardan önce, hesabın tutması için YSK’nın seçimi iptal etmesi gerekiyor. AK Parti, Cumhurbaşkanı ve parti başkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bütün imkânlarıyla CHP’nin kıl payı kazandığı İstanbul seçiminin iptali için uğraşıyor. Erdoğan’ın bu konuda en çok iki kişiye güvendiği konuşuluyor: AK Parti’nin seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ve aynı zamanda hâkim ve savcı atamaları üzerinde söz sahibi Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) başkanı olan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül. 
AK Parti’nin KHK’lı seçmenin oylarının geçersiz kılınması girişimi YSK’dan döndü. Şimdi nihai karar için ilçe seçim kurullarından gelecek sandık kurulları oluşum belgeleri bekleniyor; YSK buna göre sandık kurullarının oluşumunda hata olup olmadığına, seçimin iptal edilip edilmemesi gerektiğine karar verecek. 

Burada da kritik bir tarih var: 28 Nisan. Erdoğan 26 Nisan akşamı itibarıyla Kızılcahamam’da AK Parti danışma toplantısını açıyor. Yerel seçim değerlendirmesi yapılacak bu toplantıya AK Parti yönetimi, AK Partili büyükşehir belediye başkanları, 31 Mart’ta yarışa girip kazanamayan büyükşehir belediye başkan adayları, Erdoğan’ın tercihi bazı yerel yöneticiler ve bazı bakanlar kurulu üyeleri davetli, ama AK Parti Meclis grubu, yani milletvekilleri davetli değil. Bunda Erdoğan’ın Meclis’le hükümeti ve yerel yönetimleri birbiriyle etkileşimden uzak tutma siyasetinin payı var. AK Parti Meclis grubunun bir yandan MHP, diğer yandan Ahmet Davutoğlu’ndan Ali Babacan’a dek yeni oluşum girişimlerine maruz kaldığı bir sırada Kızılcahamam’dan uzak tutulması da dikkat çekici. 

Her halükarda, Erdoğan’ın 28 Nisan akşamı Kızılcahamam’da yapacağı kapanış konuşması önemli. YSK kararının bu konuşma öncesi çıkması beklentisi ile bu konuşmanın AK Parti içindeki seçim operasyonunun şiddeti arasında bağ kuruluyor siyasi kuliste. Yani, YSK 28 Nisan’dan önce İstanbul seçiminin iptaline karar verirse, Erdoğan’ın AK Parti yönetim kademelerindeki tırpanı bir türlü çalışacak, “seçimler geçerlidir” derse, başka türlü. Zaten iptal kararı çıkarsa, 60 günlük süre başlayacak ve 30 Haziran seçim tekrarı hedefi ufukta belirecek, dediğimiz gibi, hesap bu.

Anadolu Ajansı’nın 31 Mart gecesi İstanbul’un seçim sonuçlarını vermeyi kesmesine gerekçe olarak kendi isimlerinin de geçmesi üzerine 1 Nisan sabahı çıkıp, konuyla ilgilerinin olmadığını söyleyen YSK Başkanı Sadi Güven çıkıp konuyla bir ilgilerinin olmadığını söylemişti. AA Genel Müdürü Şenol Kazancı’nın, bilgi akışının –artık bir nevi konuşma yasağı altında olan- Bayram Şenocak başkanlığındaki AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından kesildiğini perdelemek için yaptığı açıklama, YSK’nın haklı olarak kendisini savunmasına yol açmış, o vesileyle CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun açıkladığı rakamlar da, o an itibarıyla resmiyet kazanmıştı.

Zaten tartışma da o andan itibaren başlamış, o ana dek seçimlerin dünyaya örnek olacak kadar adil ve başarılı geçtiğini söyleyen AK Partili Yavuz ve İçişleri Bakanı Soylu şaibeden söz etmeye başlamış, “Bir oyla dahi olsa seçim kazanılmıştır” diyen MHP lideri Devlet Bahçeli tam tersine “Seçim tekrarlanmalıdır” demeye başlamıştı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na tam da 1970’lerin “kontrgerilla tertibi” iddialarını andıran bir saldırı yapılmasına kadar varan gelişmeler zinciri oradan başlamıştı.

Şimdi gözler YSK’nın “Biz hata yapmışız, siz seçimi yeniden yapın” deyip demeyeceğinde, AK Parti seçim iptal ekibinin İstanbul seçimini geri çevirip çeviremeyeceğinde ve Erdoğan’ın 28 Nisan konuşmasından sonra olacaklarda.

Bu arada, seçim fiyaskosu ardından Anadolu Ajansı’nın 19 Nisan’da, sessiz sedasız bir Resmi Gazete duyurusuyla Cumhurbaşkanlığı denetimine, İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a bağlandığını söylemiş miydim? Neyse, şimdi söylemiş oldum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.