SON DAKİKA

Milyonluk arabalara binen sendika başkanlarına karşı Özgür başkanın akbili var – Ercan Ayrancı

Bu haber 30 Ekim 2018 - 23:59 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Geçtiğimiz günlerde bir sendika başkanının 1 milyonluk araç alması ve bunu da işçilerden kesilen aidatlarla yapması gündeme oturmuştu. Aslına bakarsanız şaşılacak bir durum da değil bu, çoğu sendikanın sadece başkanı değil, yöneticileri de benzer araçlara biniyor.

İnsanın içinden Rıza Kuas’ın, Necmettin Giritlioğlu’nun, Yalınayak İsmet’in, Kemal Türkler’in mirasını hüzünlenerek anmak ve gelinen duruma sitem etmek geçmiyor değil.

Onlarca sendika başkanı sayılabilir ardarda. İşçiyi satan, kapalı kapılar ardında toplu iş sözleşmeleri imzalayan, işçinin durumundan haberi bile olmayan, haberi olup da asıl vazifesi işçiyi uyutup isyan etmesini engellemek olan.

Çoğu sendika uzun bir süredir aslında işçilerin örgütü olmaktan çıkıp patronların denetimine girmiş durumda. Geriye kalanların da çoğunun maalesef yeteri kadar tepki verecek gücü bulunmuyor. Bu durumu ülkenin mevcut şartlarından, asgari ücretin durumundan, iş cinayetlerinin oranından, taşeron sisteminin yaygınlığından, özel istihdam bürolarının varlığından çıkarabilmek mümkün.

Fakat yine de enseyi karartacak, yenilgiyi kabul edecek zaman da değiliz. İşçi sınıfı için umut hala var.

İşte en sıcak örnek daha geçtiğimiz gün DİSK yöneticileri, Genel başkan Arzu Çerkezoğlu’da dahil Uzunçayır metrobüs durağında bildiri dağıtıyordu. Derby fabrikası önünde örgütlenme çalışması yapan Rıza Kuas’ın emaneti ayakta duruyor hala dercesine bildiri dağıtımından sonra Rıza Kuas’ı mezarı başında anmaya gidenler arasındaydı Çerkezoğlu diğer DİSK yöneticileriyle birlikte.

Gören gözler için umut uzakta değil, DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kanber Saygılı her sabah ve her akşam Tuzla tersane bölgesinde krize karşı afiş, bildiri çalışmasında.

İşte Özgür Karabulut, üyelerinin haklarını savunmak için inşaat işçilerinin insanca yaşam koşullarında çalışması ve barınması için gecesini gündüzüne katarak koşturan Dev Yapı-İş genel başkanı. Hem de öyle milyonluk araç ile değil, gerektiğinde akbil kullanıp toplu taşıma kullanarak şantiyeden şantiyeye, eylemden eyleme koşan üyelerinin haklarını savunduğu için tutuklanan bir Genel Başkan.

İnşaat iş sendikasının dört yöneticisi gece gündüz havalimanı işçilerinin yanında durdukları, onların haklarını savundukları için tutuklu.

Türk-İş’e bağlı Petrol-İş Sendikası yöneticilerinden Mustafa Mesut Tekik her fırsatta eylemlerde omuz başımızda. Petrol-İş Gebze Şube Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek gecesini gündüzüne katarak Flormar işçileriyle birlikte eylemde.

Uzakta değil umut, şöyle bir çevrenize bakmanız yeterli.

Her gün İstanbul’daki tüm AVM’leri patronlara dar eden Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ortalama işçi ücretinden fazla maaş ömründe hiç almadı daha.

Sabah akşam kendi faaliyet alanında olmadığı halde market işçilerine sahip çıkmak için o eylemden bu eyleme, o AVM’den bu markete koşturan, işçileri hiç yalnız bırakmayan Ali Rıza Küçükosmanoğlu ve Sendika yöneticisi arkadaşları Erdal Kopal ve Mehrali Yücedağ bir yandan da taşımacılık sektöründe örgütlenme çalışmasında. Daha geçtiğimiz gün FEDEX’te yetkiyi aldılar.

Türk-İş’e bağlı TÜMTİS Sendikası Gebze Şube Başkanı Ali Rıza Atik hangi kargo işçisinin derdine koşmamış.

Gören gözler için abartı değil bu liste uzar gider… İşte Dev Sağlık-İş, Gıda-İş, İletişim-İş, Deriteks, Birleşik Metal

Enseyi karartacak günde değiliz yani sözün özü…

Eleştirilerimiz yok mu? Tabii ki var, yaşanan ekonomik kriz işçi hareketini canlandırdı ve bu hareketlenme sendikal hareketi yeni bir sınava soktu. Süreç sendikal mücadeleyi yeniden tariflemeyi zorunlu kılıyor ama biraz da dönelim kendimize de bakalım.

9 işyerinde sendikal mücadele sürüyor, Aygün Alüminyum, Babacanlar Kargo, Cargill, Flormar, Süperpak, Aydın Belediyesi, Köroğlu İnşaat, Muğla Taşıt Muayene istasyonları ve BBS Metal’de 460 işçi sendikalaşma ve işlerine geri dönme mücadelesi veriyor.

Hepsi mi uzak bize? Hiç mi vaktimiz yok arada bir uğrayıp yanınızdayız arkadaşlar direnin demeye…

Bildiri dağıtan bir sendikacı gördüğümüzde birazda bana verin 10 dakikada olsa yardım edeyim size demeye hiç mi vaktimiz yok?

Hiç mi zamanımız yok gerçekten en yakın sendikaya, derneğe, direnişe uğrayıp yapabileceğim bir şey var mı acaba demeye?

Gerçekten umut çok uzakta değil, hepimizin yakınlarında bir yerlerde sabah akşam elinde bildiriler, afişler, yüzünde gülümseme ile bekliyor bizi… Gidip soralım, var mı yapabileceğim bir şey diye. En yakınımızdaki Flormar mağazasına, Media Markt’a gidip ben sizden alışveriş yapmıyorum arkadaş, işçilerin hakkını vermeyenleri boykot ediyoruz biz diyelim. Haftada bir de olsa bir işçi derneğine, bir direniş çadırına uğrayıp sıcak çay içelim dostlarımızla, yanınızdayız diyelim. Görün bakın dünya nasıl da güzelleşecek…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.