SON DAKİKA

Mezarsız Karanfiller: İşkencede öldürülen bir işçi: Hulusi Dalak

Bu haber 21 Eylül 2018 - 23:28 'de eklendi ve kez görüntülendi.

21 yaşında bir genç olan Hulusi Dalak, bir tekstil işçisiydi. Aynı zamanda Gaziantep Ticaret Lisesi gece bölümüne gidiyor, lise diploması almak istiyordu. Çevresindekiler onu yaşam dolu olarak tanımlıyordu.

14 Ocak 1981’de, çalıştığı Gaziantep Tekstil Fabrikasından gözaltına alındığında hiçbir sebep sunulmamıştı. Zaten, gözaltı sırasında ‘’siyasi’’ denildiğinde kimse neden diye sormazdı.

Baba Şevket Dalak, o günleri şöyle anlatıyor:

‘’Fabrikadan Gaziantep Emniyet 1. Şube Müdürlüğü polislerince götürüldüğünü öğrendik. Daha sonra Garnizon Komutanlığı’na götürülmüş, ağabeyi üzerinden haberleştik. Ancak 6-7 Şubat günü oğlum Hulusi Dalak’ın Emniyet 1. Şube’ye götürüldüğünü öğrendik ve o andan sonra kendisiyle ilişki kurmamız mümkün olmadı. Emniyet görevlileri oğlumun orada olmadığını söylediler.

Yaptığımız araştırmalar sonucu 17 Şubat 1981 günü isminin Hasan olduğunu sandığımız, Merkez Karakolu’nda görevli komiserden oğlumun öldüğünü öğrendik. Komiser ‘oğlun öldü, Gaziantep Devlet Hastanesi morgunda’ dedi. Aynı gün elimize tutuşturulan ‘Defin Ruhsatı’nda oğlumun kalp krizinden öldüğü yazıyordu. ‘’

Baba Şevket Dalak, oğlunun hiçbir rahatsızlığının olmadığını söylüyordu.

Hulusi Dalak, Emniyet 1. Şube’de işkenceden öldürülmüştü. Görgü tanığı olarak kimse konuşmadı. Ancak o dönemde ilginç bir şey yaşandı. Babasına, Emniyet 1. Şube’de kalp krizinden öldüğü açıklanan Hulusi Dalak’ın ölüm yeri değiştirildi.

17 Şubat 1981 tarihli, Gaziantep Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü imzalı olarak Kayseri Sarıoğlan Kaymakamlığı’na gönderilen yazıda, Hulusi Dalak’ın ‘evinde ikamet ederken, kalp yetmezliği sonucu öldüğü’ yazılıyordu.

Baba Şevket Dalak, oğlunun işkenceden öldüğünü söyleyip, sorumlular hakkında dava açılması için başvurdu. Ancak verilen cevapta, kalp krizinin doktor raporuyla tespit edildiği yazıyordu. Oysa, ortada hiçbir zaman bir doktor raporu olmamıştı. Babasına verilen tek doktor imzalı kağıt ise ‘ölü gömme izin kağıdı’ idi. Onda da doktorun ismi değil, sadece baş harfleri yazılıydı

Hulusi Dalak’ın katilleri hiçbir zaman bulunamadı. Gömme izin kağıdını imzalayan C.S. baş harfleri olan doktor bulunamadı.

Kaynak: Gözaltında Kaybolanlar – Kürşat İstanbullu

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.