SON DAKİKA

Usta oyuncu Ayşen Gruda hayatını kaybetti

GÜNCEL, KÜLTÜR-SANAT, SİNEMA

Kürtlerle “çözüm masası” Şam’da kuruluyor – M. Ekrem Ergül yazdı

Bu haber 27 Aralık 2018 - 0:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.

ABD’nin Suriye’den çekilme kararının ardından Türkiye, Ortadoğu ve Dünya medyasında yüzlerce farklı değerlendirme ve analiz yayınlandı. En çok vurgulanan mesele ABD’nin Kürtlere ihanet ettiği yönünde idi. Ne de olsa son iki yüzyılda Kürtler defalarca ihanete uğramıştı. Son olarak da Başur’da yaşanan referandum ve hemen arkasından gerçekleşen Kerkük meselesi. Kişisel olarak Kerkük’ün Irak merkezi iktidarı tarafından ilhakını bu kategoriye koymasam da -Irak’ta yaşanan son durum Kürdistan Hükümetinin anayasal sınırlarına geri çekilme zorunda bırakılmasıydı- Suriye’den ABD’nin çekilmesinin Kürtlere ihanet ve arkadan hançerleme olarak okumanın geçmiş ezberlerin tekrarının yansıması olarak değerlendiriyorum. Türk medyasında, ABD’nin boşalttığı alanın TSK tarafından doldurulacağı iddiaları geçiyor.  Kararın ilanından sonra daha bir hafta geçmeden durumun hiç de öyle olmadığı anlaşılıyor.

 

Her şeyden önce bir noktayı belirtmekte fayda var. Çekilme kararının Moskova ile görüşülerek alınmış bir karar olması yüksek bir ihtimal.

 

Suriye sahasına dönersek, Suriye Ordusunun yaklaşan TSK-ÖSO saldırısının hemen öncesinde Menbiç’in batısına DSG güçlerine destek amacıyla büyük bir konvoy göndermesi yeni bir durum ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

 

ABD’nin çekilme kararından hemen arkasından DSG heyetlerinin hem Şam rejimi hem de Ruslar ile görüşmeler yaptığı haberleri ajansların sayfalarına düştü.

 

Hatırlanırsa geçen yaz, DSG’nin siyasi kanadı DSM ile Şam rejimi arasında görüşmeler yapılmaya başlamıştı. İlk görüşmelerden sonra kısa bir kesintiye uğrasa da görüşmeler devam etti. Temel ilkelerde anlaşmaya varılan görüşmelerin ardından alt komisyonlar kurulması için karara varıldı. Sonrasında görüşmelerin seyri hakkında bir açıklama yapılmadıysa da her iki taraf için de olumlu geçtiği anlaşılıyor.

 

TSK-ÖSO’nun saldırı tehdidi ve ABD’nin çekilme kararı sonrasında taraflar arasında şimdi de askeri heyetler arasında görüşmeler başladı. Henüz görüşmeler devam ederken Şam rejiminin Kamışlı Havaalanına ve Menbiç’e askeri takviye yapması görüşmelerin muhtemel sonuçları hakkında fikir veriyor.

 

Suriye’de iç savaşın başlamasından bu güne kadar lokal çatışmalar dışında Şam ile Kürtler arasında intikam gerektiren bir düşmanlığa sebep olabilecek bir durum yaşanmadı. Aksine Şam rejimi ile YPG-DSG aynı güçlere karşı savaştı. IŞİD, ÖSO ve diğer cihadistler.

 

DSG ile Şam arasında görüşme haberlerine dair ulusal medyada DSG’yi ve onun üzerinden Kürtleri aşağılan onlarca haber-yorum okuyabilirsiniz. “Kürtler Esat’a sığındı”, “Kürtler Esad’ın kucağına oturdu”, “Kürtler Esad’a yalvarıyor” minvalinde, cehaletin beslediği körlüklerin ifşası olan bu haber-yorumlar gerçeği yansıtmadığı gibi çarpıtmaya devam etmekte.

 

Hakikat şudur: son süreç itibariyle DSG ve Şam düşman değil olsa olsa rakipler. Aralarındaki rekabet geçmişten gelen bir durum değil, Suriye’nin geleceğine dair beklentilerle ilgilidir. Müzakere edilebilir ve çözülebilir bir rekabet.

 

Şam ile Ankara arasında ise ölümcül bir düşmanlık var. Ne Ankara hükümeti, Şam’a olan nefretini saklamaya gerek duyuyor ne Şam, Ankara’ya.  Neticede yıllardır Şam Hükümetini devirmek için Ankara ÖSO ve diğer isyancı güçleri organize etmekten ve açıkça desteklemekten geri durmadı, durmuyor da. Cerablus-El Bab- Afrin bölgesindeki ÖSO militanları, Türkiyenin paralı askerleri durumunda. Hatırlanırsa TL Dolar karşısında aşırı değer kaybına uğradığı aylarda maaşlarının TL olarak değil de Dolar olarak ödenmesi talebinde bulunmuşlardı.

 

Hakeza Ankara ile Kürtler arasında da. Bakınız: Afrin’in işgali.

 

Hal ve hakikat bu iken 2015 yılında Ankara’nın kaçırdığı hatta kaçırttığı Kürt treninin yolu şimdi Şam’dan geçiyor. Ankara’nın dağıttığı çözüm masası şimdi Şam’da kuruluyor.

 

Kürtlerin Şam’a siyasal ve askeri mecburiyetleri ne kadarsa Şam’ın Kürtlere mecburiyeti belki de daha fazladır.

 

Siyasal olarak görüşmeler nasıl sonuçlanır şimdiden bilinmez ama askeri olarak her iki taraf birbirine sadece mecbur değil aynı zamanda mahkumdur. Her iki taraf da bu gerçekliği görebilecek tecrübeleri yakın zamanda birlikte yaşadı.

 

Suriye’de savaş: Bir çöplükte üç buçuk horoz yazısında dile getirdiğimiz üzere sona doğru yaklaşılırken savaş alanındaki tarafların sayısı da doğal sınırlara çekiliyor. İki. TSK-ÖSO ile Suriye Ordusu- DSG

 

 

 

Fırat’ın Doğusu’na operasyon şimdilik ertelendi ama Fırat’ın Batısı’nda DSG’in kontrolündeki Menbiç’e operasyon tehdidi henüz geçmiş değil. ÖSO son birkaç haftada Menbiç bölgesine ciddi bir yığınak yaptı. Hatta Salı günü bazı ÖSO fraksiyonları operasyonun başladığını duyurdular fakat ana çatı örgütü olan Ulusal Kurtuluş Ordusu –ÖSO’nun yeni adı- bu durumu yalanladı.

 

DSG ile TSK-ÖSO ve Suriye Ordusu ile TSK-ÖSO arasında sonuç alıcı bir çatışma kaçınılmazdır ve yakın bir zamanda başlamasını beklemek eşyanın tabiatına uygundur. Menbiç’e yapılacak bir saldırının beklenen İdlib operasyonunun fitilini ateşlemesi muhtemeldir.

 

Aralarındaki düşmanlık ölümcüldür ve Suriye’de savaşın sonunda kurulacak masada çok büyük bir sürpriz olamaması durumunda biri yenen, biri yenilenin tarafının temsil edecektir.

M. Ekrem Ergül
M. Ekrem Ergülekremergul@gazetefersude.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.