SON DAKİKA

Kayıp zamanların izinde bir seyyah; Ayfer Düzdaş – Hayri Tunç yazdı

Bu haber 04 Haziran 2019 - 16:41 'de eklendi.

Bazı sesler vardır, beklenmedik, hazırlıksız olduğun zamanlarda gelir seni bulur.

Bazı sesler vardır, sesi duyduğunuz andan itibaren sizi hayallerinizin, geçmişinizin olduğu yere sürükler. Ruhunuzun en gizli köşesinde özenle sakladığınız bütün özlemlerinizi önünüze serer.

Bu seslerin tınısını, ruhunuzda hissettirdiği sızıyı çoğu zaman anlatamazsınız.

Anlatacak bir kelime bulamadığınızdan değil, anlatırsanız, size özel olmaktan çıkacağından korkarsınız. İnsanın paylaşmaktan korktuğu, kendinden bile sakladığı zamanların sırlı anahtarlarıdır bu sözler.

Ayfer Düzdaş’ın sesi de bu sesler arasındadır işte.

Kendinden bile sakladığın bütün özlemlerini, acılarını, mutluluklarını açacak sırlı bir anahtar gibi durur karşında.

Çocukluğumdan beri sadece yaz tatillerinde gittiğim vatan topraklarının sızısını yaşatıyor bana bu ses. Ne yaparsanız yapın, nerede olursanız olun, bu sesin sizi götürdüğü yer, dedenizin, nenenizin elleridir.

Ayferi her dinlediğimde kendimi kerpiç köy evinin efsunlu odasında, dedemle, nenemle otururken buluyorum. Beraber tarlaya giderken ya da sabahın kör saatinde uyanıp evin önündeki dut ağacından dedemin dut yemesini izlerken buluyorum.

Bir Ahmet Kaya türküsüne sığdırdığım o özlemleri açığa çıkarttı bu ses. ‘Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere’ diyen Ahmet Kaya’nın özlemini duydum Ayfer’in ezgilerinde!

Bazı seslerin tınısı, bizim gibi her bir parçası bir yana dağılmış ya da yitip gitmiş insanların eksik parçalarını tamamlıyor. Bir yıl yitip giden dedem ve nenemle beraber yitip giden çocukluğumun köyüne geri döndüm o sesi ilk duyduğumda. Kuzu, koyun sesleri arasında bir ağacın gölgesinde otururken buldum kendimi.

İnsanın vatanı insanın peşinden gider. Ruhuna sızar, zerrelerine kadar girer. Nerede olduğunun, nerede karnını doyurduğunun bir önemi yok aslında. İnsanın vatanı ruhuna sirayet eder.

Vatanından çok uzakta biri için bu daha da geçerli bir kuraldır. Her sözcüğünde, her hareketinde bir özlemin sızısını sadece aynı sızıyı bilenler görür. Ayfer’in sesinde duyduğum sızı benim her saniye hissettiğim sızıydı işte.

Ayfer, gözlerinde her daim hüzün taşıyan, sızlayan ruhlarını gözleriyle bastıran bir toplumun bütün sızılarını, bütün mutluluklarını sesine sığdırmış bir seyyah olarak duruyor işte karşımda. Yaptığı iş öyle önemli ki, yitip gitmesine göz yumulmuş bir hafızanın dışarı çıkması için bir gedik açmaya uğraşıyor.

Tek başına, elleriyle kaza kaza, vatanını, geçmişini özleyen her Alevi’nin ruhuna sirayet ederek yapıyor bunu. Sesinin ruhlara sirayet ettiğini bilsin istedim bende. Kendimize sakladığımız hüzünlerimizi, mutluluklarımıza sızıyor, unutmak isteyenlere de unutmayın diyor: “Siz, acılarınızı, hüzünlerinizi, mutluluklarınızı aynı anda yaşayan, harmanlayan insanlarsınız, bunu unutmayın”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.