SON DAKİKA

İnsan olmak – Erhan Sezer yazdı

Bu haber 10 Mart 2019 - 13:54 'de eklendi.

” Bir insan ya insan olmalı, insanlar için canını vermeli ya da kalabalık etmemeli dünyamıza! ” der Orhan Kemal ‘ Bereketli Topraklar Üzerinde’ isimli kült eserinde. İnsan kişiliğini ve dönemin gelişen olaylarını derinlemesine inceleyen ve tespitlerini, halkın anlayacağı sade bir dille kitabına aktaran nadir yetenekte yazarlarımızdan biridir yazar Orhan Kemal.

Hemen hemen tüm kitaplarını okumuşumdur. Ve okuduğum her kitabın benim üzerimde bıraktığı iz daima farklı olmuştur. Kimi zaman karakterleri arasında geçirdiği diyaloglar yüzümde inceden bir tebessüm bırakır, kimi zaman ise hikayesine kazandırdığı bakış açısı o güne dek fark etmediğim bir detaya ulaşmamı sağlardı. Eserlerinde yalnızca halkın sorunlarından bahsetmez, aynı zamanda halkı böylesine bir yoksulluğa mahkum eden düzeni de kıyasıya eleştirip, kendi açısından doğru bulduğu çözüm önerilerini sunardı.

‘Vukuat Var’ isimli eserinde geçen şu alıntıyı izninizle paylaşmak isterim. Zira çok şey anlatıyor;

-Öyle mi? Hiç bitmiyecek mi senin bu okuman?
-Bitmiyecek, dedi.
-Hiç mi?
-Hiç.
-Niyetin kâtip olmak mı yani?
-Hayır.
-Ya?
-İnsan olmak.

Evet, insan olabilmeyi, sıkı bir kitap okuma alışkanlığına bağlarken, aynı zamanda duyarlılığın ve merhametin de doğru kitaplar vasıtası ile insan kişiliğindeki yerini alacağına inanıyordu… Hiç bitmeyen ekonomik sıkıntıların arasında boğuşmasına karşın hayatının her alanında ‘insan’ olarak kalıp, kalemini otoritenin emrine amade etmeyen onurlu sanatçıların en güzel örneğiydi Orhan Kemal…

Hiç kuşku yoktu ki yoksulluğu ve sefaleti yazıyordu, ama ondan daha önemlisi ‘umudu’ işliyordu okurun yüreğine. Onun kitaplarından herhangi birisini okuyan birisi, bir şeylerin henüz bitmediğine ve dünyanın yalnızca kötü insanlara ait olmadığına vakıf oluyordu, ki bu, dibine kadar çukura batmış dünyamızda hiç de az sayılacak bir şey değildir.

Mahpus arkadaşı Nâzım’dan aldığı destek ve hissiyat, aklında ve yüreğinde öyle bir dönüşüm sağlamıştı ki, kendisindeki bu değişimi, fevkalade gözlem yeteneği ve yazma ustalığı ile birleştirince doğal olarak ortaya bu nitelikte eserler çıkartmasına şaşmamak lazım!

Bir yazar, şair, ressam, müzisyen ya da sanatın farklı dalında yer alan her hangi birisi için bağımsız olmak son derece önem arz eden bir gerekliliktir. Çünkü, sanatın özgür olabilmesi için sanatçının özgür olması ve eserlerini özgür bir ortamda üretmesi dünyanın devamlılığı için olmazsa olmazdır. Bu yüzden o partinin ya da diğer partinin çatısı altında değil, bir tek sorumlusu olduğu cefakâr halkının yanında saf tutması ve ona karşı sorumlu olması elzemdir hatta sanatın onuru için şarttır;

“Hangi partiyi tutuyorsunuz hanımefendi?”
Güldü:
“Hiçbir partiyi.”
“Niçin?”
“Hiçbirine itimat etmiyorum da ondan!

‘Gurbet Kuşları’ isimli eserinde geçen bu diyalog aslında Orhan Kemal’in politik tutumunu da belirleyen bir alıntıdır. Zira onun nazarında, sanat çirkini güzel kılmak için vardır ve bu yüzden yanlış olana daima itiraz eder.

Otoritenin desteğini almış bir sanatçı, sırf kendi düşüncesinde yer aldığı için hükümetin yanlışını görmeyebilir yahut görse de bunu dillendirmek istemeyebilir. Bu da zamanla söz konusu sanatçının yozlaşmasına ve olaylara karşı duyarsızlaşmasına neden olur…

Çağımızın tüm kötülüklerine ve saldırısına rağmen ‘insan olabilmek’ bu yüzden önemlidir ve saygındır.

Bu deneme yazısını büyük yazarımızın şu sözü ile bitirerek kıymetli anısı önünde saygı ile eğiliyorum;

” İnsanlığa, işleyen kafalar lazım, et kafalar değil! Onun için uğraşıyorum…”

Erhan SEZER
Toronto

Erhan Sezer
Erhan Sezererhansezer@gazetefersude.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.