SON DAKİKA

Felsefenin duygusu üzerine bir örnek – İsmail Akyol yazdı

Bu haber 21 Aralık 2018 - 22:30 'de eklendi.

Ölümle sonuçlanacağı doğal bir meşrulukla kesin olan ömrüme ait olmayan anılara sahip olduğumu fark ettiğimi düşünmem, beni akıl dışı, savunulması güç, içinde bulunulması ayıplı, alaylı, küçümsenecek bir yere savurmayı vadediyor. Ne yapmalıyım? Ne yaptım? Bilmiyorum. Sürüldüğüm temele ihtiyaçsız, -zorunlulukmuş gibi- adına açıklama denen insan kralın buyruğunun hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığı bu savruluşta, neyin, ne için ve benden nasıl istendiğini unuttum. Gitti.

Ölümlülük değil de, ölümsüzlük ben de daha doğal bir eğilim, fikir, güdü olarak duruyor; düşünceyi ellerimle kazdığımda… Ayakları üzerine dikili insanın, bozmaya gücü yeten iki eliyle henüz bozmadığı bir doğa parçasının, ulu kaya dağların yükseğe açılmış avucunda, topukları üstüne bağdaş kurmuş tespihli, turuncu kıllarından arınmış zayıf bir rahibin, zihninden yayılan OM titreşiminin zihnimdeki işitimi bende, yakından tanıdığım bir gariplikle, cisimsiz bir göz gözelik yarattı. Geçmiş ve gelecek uzantıları olmayan, zamanın akışsız, salt bir şimdi tavrı sergilediği durulukla çerçevelenmişti manzara…

Yuvarlağının içinde yumuşak-sert birbirinden güzel renklerin, şeylerin ve nefeslerin biriktiği, kenarsız, lacivert, simli bir çarşafın, tespiti yapılamaz bir yerine kondurulmuş, diş çizgileri gizli bir eflatunla çekilmiş puantiyenin içinde seyrediyordu her şey;  bitimsiz bir olmanın hâkimiyetinden bahsedilebilir bu noktada.

Sırlanan aynanın sunduğu görünürlükte, akıl karıştırıcı, insanı kuşku bulutlarında sarhoş eden, belli belirsiz sırların koruyucusu, iri gövdeli, haşin bir hâkimiyet bu. Sırların cazibesinden kendini alması mümkün olmayan insanın kavga edemediği, ancak kavgasız duramayacağı bir hâkimiyet…

Bilginin saklı halinin insan üzerindeki etkisi yerçekimi kadar kesin bir gerçektir. Kurtulacağınız değil, kapılacağınız bir şey bu.

Kozmosun, yumuşak döşeli köşesinde, tülün ardında oturan, naif, hamile kalmaktan beri, ak memeli sütün taşıyıcısı, hoş kokulu annelerin, ılık bir nefesle ördüğü kader kiliminde açık uçlu saçakların, aklımıza değen gölgesine uzanıp, örgüde parmak izlerimizi arıyoruz, yaratırken…

İsmail Akyol
İsmail Akyolismailakyol@gazetefersude.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.