SON DAKİKA

Eylül- Hasan Yavuz yazdı

Bu haber 23 Kasım 2018 - 23:06 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Sıradan geçirdiğimiz herhangi bir zamanın, değeri bilinmeyen bir mutluluğun anı olduğunu bilebilir miyiz? Sadece hatırladığımızda bilinen o anın macerası haritadan silinmişse eğer eriyen bir zamanın yitik geçmişi ve puslu hayalleri olarak kalır. Artık gelmeyeceğini bildiğimiz o anın geçmiş kalıntıları rüyalardan bile kovulmuş sayılır. Uyuyan bir hayatın mutlu ve kırılgan anıları hayal kırıklıklarını yanına alarak kayıp zamanlar olarak hafızamıza kazınır. Yoğunluğu olmayan duyguların anlamsız basitliği karşısında, anıların sessizliğine gömülen zamanın içinde kaybolmanın yorgunluğunu verir. O anın içine sıkışmış geçmişin izleri geleceğe uzanan duyguların özlemiyle tutuşur. Sıradanlığın yok ettiği böylesi zamanların aralığı iç sıkıntılarımızla aynı nehrin sularına karışır.

“Köhne bir odadaydık solmuş güllerle dolu”  Baudelaire’nin bu dizesi kırgın bir mutluluğun hüznüne akan ve artık kaybolmuş bir zaman gibi… Geçirdiğimiz sıradan, herhangi bir zamanın adı ise bedenimizi ve ruhumuzu serin bir esintinin hafiflettiğini hissederiz. Yorgunluğumuzun ve anlamsızlığın gömüldüğü vakittir eylül. Nereden geldiğini bilmediğimiz bir coşkunun aptal bir yüz ifadesi ile bizi güldüren canlılıktır. Toprağın, otun, suyun, ağacın değişiminin ana rahmidir. Gözlerimizdeki ferin zamana karşı sönmesinin önündeki durakta sarı bir gülümsemenin tonudur. Kendimizi kandıracağımız zamanların mükemmelliğini o bize bahşeder. Tenimizin toprağa bu kadar uyumlu olduğunu, ”mutluluk hayallerimiz ile mutluluk ihtimalimizin” tuzla buz olduğu o anlar, Eylül’ün hesapladığı kadar mükemmel olmamıştır.

Yitirdiğimiz o anları unutamamanın öfkesi ile hatırladığımız, kime kızıp kimden intikam alacağımızı bilmeden kendimizden uzaklaştığımız fakat yine unutmak istediklerimizi hatırlamak için döndüğümüz zamandır. Baudelaire’in içtiği afyon kadar etkili olan ”Hançer benim, yara bende.” Dizesindeki haykırış, kalabalıklar içinde yaşadığımız yalnızlığın kanattığı yaralara merhemdir. Sonsuzluk hiç bu kadar eylül kokmamıştı.

fotoğraf: Metin Yoksu
Hasan Yavuz
Hasan Yavuzhasanyavuz@gazetefersude.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.