SON DAKİKA

Erdal Kopal: Zulme karşı, işçi sınıfı safında mücadele etmek insanı gerçek insan yapar

Bu haber 03 Kasım 2018 - 21:43 'de eklendi ve kez görüntülendi.

FERSUDE – DİSK Türkiye Devrimci Kara, Hava ve Demiryolu İşçileri Sendikası- Nakliyat-İş Sendikası Örgütlenme Daire Başkanı Erdal Kopal ile Real işçilerinin mücadelesini, taşımacılık sektöründeki sorunları, sendikacıların durumu ve Muğla tüvtürk eylemini konuştuk.

Gazete Fersude Emek Söyleşilerinin konuğu Nakliyat-İş Sendikası Örgütlenme Daire Başkanı Erdal Kopal.

Kopal, “Türkiye’de bir sendikalar faciası’’ olduğunu ifade ederek, “Biz, işçi sınıfı safında dövüşen, mücadele eden, yaşamını bu uğurda feda eden ve işçi sınıfı tarihine sayısız mücadeleler armağan eden İsmet Demirlerin, Necmettin Giritlioğlu’nun, Kenan Budakların mücadele geleneklerini sahipleniyoruz. Onları, işçi sınıfı mücadelesinde  yaşatıyoruz” diyor.

 

Kasa kilitleme eylemleri fikri nasıl ortaya çıktı? Eylemlerin etkileri ne oldu? İşçilerin mücadeleye olan inancında bir değişiklik oldu mu?

Real ve Makro Uyum Market İşçileri Nakliyat-İş Sendikası önderliğinde hakları ve onurları için aylardır mücadele ediyorlar.

Real İşçileri 17 aydır işverenin haklarını gasp etmesine, hileli iflas oyununa ve sarı sendikacılara karşı mücadele ediyor.

Uyum Makro İşçileri ise konkordato sonucu Uyum Marketleri Makro Market’ten satın alan  Migros’tan bu yolla gasp edilen haklarını almak için 6 aydır direniyorlar.

2006 yılında Koç Holding’in sahibi olduğu Tansaş marketlerden işten atılan 283 üyemizle yaptığımız direniş 100 gün sürmüştür. İşyerinin işgal edildiği, İzmir sokaklarının eylem alanına dönüştüğü dönemde mağazalarda tüm işçiler ve aileleriyle birlikte kasa kilitleme eylemleri ilk defa sendikamız tarafından bu dönemde gerçekleştirildi. Mağazalar çalışamaz hale gelip kepenklerini indirme noktasına gelmişlerdir. Bu yönüyle işveren ciddi zarara uğramıştır.

Bu eylemlerin etkileri ve sonuçları sayesinde işçiler mücadelenin başarısı konusunda daha kararlı bir duruş sergilemişlerdir. Ve Direniş kazanımla sonuçlanmıştır.

Kasa kilitleme eylemlerinde mağazada bulunan halkın tepkisi nasıl oluyor? Boykot çağrılarınız oldu. Tüketici davranışlarında değişiklik oldu mu, nasıl?

Kasa kilitleme eylemleriyle zaman zaman AVM ve mağaza güvenliklerinin saldırısıyla karşılaşıldı. Polis saldırısı ve gözaltılara, OHAL sebebiyle yasaklamalara rağmen eylemlere kararlılıkla devam edildi. Mağaza içerisinde işçi arkadaşlarımız ve aileleriyle birlikte yoğun bir şekilde alışveriş yapılarak kasalarda uzun kuyruklar oluşturuluyor. Bu arada müşterilere Metro ve Media Markt ile Migros’un, on yıllardır çalışan işçilerin haklarını gasp ettikleri duyuruluyor. Buralardan alışveriş yapmamaları, zulme ortak olmamaları çağrısında bulunuluyor. Boykot çağrısı yapılıyor.

Gittiğimiz AVM ve mağazalarda halkımızın büyük çoğunlukla sözlü ve alkışlı dayanışmasıyla karşılaşıyoruz. AVM içindeki eylemler, halkımızın tüketimden gelen gücünü kullanması konusunda ve işveren üzerinde baskı oluşturma konusunda önemli bir eylem biçimi oluşturmaktadır.

Büyük çoğunlukla müşteriler bu mağazalardan alışveriş yapmayarak boykota destek veriyor ve mağazayı terk ediyorlar. İstanbul başta olmak üzere Ankara, Konya ve Kayseri’de bulunan AVM’lerin tamamında, mağazalarda ve AVM önlerinde tüm işçi sınıfımızı ve emekçi halkımızı boykota çağırmaya devam ediyoruz.

Metro, Media Markt ve Migros’ları boykot etmeye çağırıyoruz


Kasa kilitleme eylemlerinden sonra işçilerin alacaklarını ödemeyen işverenin talepleri karşılayacağı söylendi fakat bu gerçekleşmedi. İşveren ile görüşmeler devam ediyor mu?

Real İşçilerinin mücadelesi sonucu belli bir noktaya gelmesine rağmen ne yazık ki, yıllarca aidat ödedikleri, üyesi oldukları Tez Koop-İş Sendikasının ihaneti sonucu süreç uzamıştır. Tez Koop-İş, işçilerin haklı mücadelesine sahip çıkmadığı gibi işverenle birlikte hareket ederek mücadeleyi engellemeye çalışmaktadır. Ahlaksızca para vb. tekliflerle işçileri satın almaya ve bölmeye çalışmaktadır.

Migros-Uyum-Makro Market İşçilerinin mücadelesi sonucu, kasa kilitleme eylemleriyle işveren bazı mağazalarda çalışamaz hale gelmiş ve kimi mağazalarda kepenklerini kapatmak zorunda kalmışlardır. Bunun sonucunda Sendikamız Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu’nun çabalarıyla çeşitli görüşmeler yapılmıştır. Söz verilmesine rağmen sözler tutulmamış ve şu ana kadar somut bir gelişme olmamıştır.

Ancak işçiler her türlü baskıya rağmen, yılmadan, kararlılıkla mücadeleye-eylemlerine devam etmektedirler. Bu eylemler sonucunda kısa sürede işçilerin gasp edilen haklarını alacağımıza inanıyoruz.

Sendikal bürokrasi tanımlamasını Real Market ve Makro/Uyum işçilerinde daha net gördük. Hem içinde bulunduğunuz konfederasyon (DİSK) hem de TÜRK-İŞ’e bağlı sendikalardan Nakliyat-İş kendi kolunda olmayan bir iş kolunda faaliyet yürütüyor bu doğru değil söylemleri geldi. Bu kısmı biraz açmak gerekiyor sanırım?

Yiğit ve fedakâr Real Market İşçileri dile kolay bir buçuk yıldır sarı sendikaların ihanetlerine, OHAL yasaklarına, baskılara, tehditlere, türlü provokasyonlarla saldırılara, gözaltılara ve açılan tazminat davaları ile suç duyurularına rağmen sendikamızın önderliğinde mücadele etmeye devam ediyor.

Yine Makro Uyum İşçileri aynı kararlılıkla 6 aydır mücadele ediyor. Ne yazık ki, Türkiye’de işçi konfederasyonları Hak-İş ve Türk-İş işçi sınıfı mücadelesine ihanet ediyorlar. Para babaları ve onların siyasi iktidarlarının yüklediği misyonlarını yerine getiriyorlar.

Diğer yandan adına, tarihine ve mücadele geleneğine sahip çıktığımız mevcut DİSK yönetimi de bu mücadeleler devam ederken, kendi tarihine ve mücadele geleneğine uygun bir tavır alamamıştır.

Bu direnişler işgal, grev, direniş geleneğini devam ettiren gerçek devrimci sınıf sendikacılığı anlayışı ile temsil ettiği sınıftan uzaklaşmış, tabandan kopmuş, tek derdi para babalarıyla iş birliği yaparak mevcut koltuklarını ve bundan sağladıkları rantları korumak ve devam ettirmek olan sarı sendikacılık arasındaki farkı daha da belirgin hale getirmiştir.

Sendikalar, sermaye sınıfına karşı mücadele eden işçi sınıfının ekonomik, demokratik mücadele örgütleridir. İşin esası mücadeledir. İş kolu ayrımları, mücadeleyi genişleten değil daraltan eylemlerdir. Bunun kabulü sınıf sendikacılığı ile bağdaşmaz. Kaldı ki sendikamız Real işçilerinin mücadelesinin başında iş kolundaki sendikalara açık mücadeleye sahip çıkmaları çağrıları yapmıştır. İş kolundaki sendikalar, Metro ve Beğendik patronlarının işçi düşmanlığına karşı mücadele etme cesaretini gösterememişlerdir. Ancak işçilerin direnişine tavır almışlar, direniş kırıcılığı yapmışlardır.

Ne yapalım? Real İşçilerine, Uyum/Makro İşçilerine sahip çıkmayalım mı? Biz ayrımsız tüm işkollarındaki işçi sınıfı mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Üyelerine sahip çıkmayan, işçi sınıfının sınıfsal, tarihsel mücadele deneyimlerini ve örneklerini devam ettirmeyen bu anlayışlar gittikçe mahkûm olmaktadır. İşçi sınıfı mücadelesi ortaya koymamaktadırlar.

Bu sarı sendika ve konfederasyonların mücadele eden, direnen işçilere sahip çıkacakları yerde engellemesi sonucu, hangi iş kolundan olursa olsun işçilerin gasp edilen hak ve çıkarlarını savunmak, mücadele eden işçilere sahip çıkmak gerçek anlamda işçi sınıfı mücadelesi veren Nakliyat-İş sendikasına düşmüştür.

İşçi sınıfı sorumluluğuyla sahip çıktığımız Real Market ve Makro/Uyum İşçilerinin mücadelesine bundan sonra da zaferle sonuçlanıncaya kadar sahip çıkmaya, yanlarında olmaya devam edeceğiz. Para babalarına ve onların işbirlikçisi sarı sendikacılara karşı mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

“Tüm sendikalara sesleniyorum”

Nakliyat-İş, Real Market ve Makro/Uyum işçilerinin mücadelesine çok fazla emek ve zaman sarf ediyor. Bu durum iş kolunda bulanan diğer işçilerinin mücadelesini etkiliyor mu? İş kolunda örgütlenme çalışmaları bu yoğun tempoda nasıl devam ediyor?

Nakliyat-İş Sendikası’nda 1995 yılında yönetime gelişimizden beri, başta Genel Başkanımız  Ali Rıza Küçükosmanoğlu olmak üzere işçi sınıfı mücadele tarihine işgal, grev ve direnişler kazandırdık. Üyemiz olsun olmasın, para babalarının sömürü ve zulmüne karşı mücadele eden tüm işçilerin yanında, onlarla birlikte mücadele ettik, ediyoruz. Tüm sendikalara sesleniyorum; kendilerine ayna vazifesi gören Real ve Makro/Uyum İşçilerinin mücadelesi neden rahatsız ediyor?

Bu mücadelelerin kazanımı başta o iş kolundaki işçiler olmak üzere, tüm işçi sınıfımıza örnek olacak ve cesaret verecektir. Bundan mı rahatsız oluyorsunuz?

Oluşturduğunuz saltanat, on binlerce liralık maaşlar elinizden gidecek diye mi korkuyorsunuz?

Nakliyat-İş Sendikası olarak kendi iş kolumuz, başta genel başkanımız olmak üzere olağanüstü fedakârlıklarla, sendikaların kan kaybettiği bir dönemde, örnek örgütlenmeler ve mücadeleler ortaya koymaya devam ediyoruz.

Bu dönem içinde TÜVTÜRK Eskişehir, Ereğli, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu ve Tosya Taşıt Muayene İstasyonları’nda örgütlendik. Çoğunluk tespitini aldık. Ardından 14 öncü üyemiz baskı ve tehditlere rağmen kararlılıkla sendikal örgütlenmeye sahip çıktıkları için işten atıldılar. Sendika olarak Eskişehir, Karabük, Kastamonu ve Zonguldak’taki istasyonlarda işten atılan üyelerimizle aylarca direniş yaptık. Direniş ve iş yavaşlatmalar sonucunda atılan arkadaşlarımızın işe geri alınmalarını ve boşta geçen sürelerin ücretlerinin de ödenmesini sağlayarak Direnişi önemli bir kazanımla sonuçlandırdık.

 

TÜVTÜRK Muğla Taşıt Muayene İstasyonları’nda da örgütlendik. İşten atılan 18 üyemiz her türlü engellemelere, baskılara, silahlı tehditlere rağmen iki buçuk aydan uzun zamandır direnişlerine devam ediyorlar. Çeşitli eylem ve etkinlikler yaparak kararlılıkla işlerine, ekmeklerine ve sendika haklarına sahip çıkıyorlar.

Bu dönemde sendika olarak, uluslararası tekellerden 800 işçinin çalıştığı TNT/FEDEX Ekspres’te yoğun çalışmalar sonucunda örgütlendik. Bakanlıktan çoğunluk tespitini aldık. TNT/FEDEX Ekspres işçilerin örgütlenme haklarına saygı göstermeyerek süreci uzatmak için çoğunluk tespitine itiraz etti. Buna karşı, TNT’yi itirazını geri çekmeye, altına imza attığı uluslararası sözleşmeye uymaya çağıran bir basın açıklaması yaptık. Önümüzdeki günlerde itirazın geri çekilmesi için işyerindeki örgütlü gücümüzle eylemlilikler gerçekleştireceğiz.

Çankaya Belediyesi, Norm Altaş Taşeronu’nda işten atılan 12 işçinin geri alınması için belediye işgal edildi. Günlerce direniş yapıldı. TOMA’lı, biber gazlı polisin müdahalesi oldu. Genel başkanımız ve işçiler gözaltına alındı. Ve bu kararlı mücadele sonucu atılan işçiler işe geri alındı. Hangi iş kolunda, hangi sendika bu dönemde işçi sınıfı adına bu kazanımları elde etti?

Yine bu süreçte uluslararası tünel işletmeciliği yapan Fransız şirket olan, Avrasya Tünel İşletmeciliği’nde örgütlendik. Üyelerimiz tüm baskılara rağmen karalılıkla sendikal haklarına sahip çıkmaya devam ediyor.

Elbette bugün için Sarı Sendikalar tarafından başı bağlanan işçi sınıfımız bu asalakları bir gün tek tek sırtından atacaktır. Bu yüzden biz Nakliyat-İş Sendikası olarak İşçi Sınıfı Mücadelesine olan inanç ve kararlılığımızla doğru bildiğimiz yolda, devrimci sendikacılık yapmaya devam edeceğiz. Bunu hazmedemeyen para babalarını ve sarı sendikaları da rahatsız etmeye devam edeceğiz.

TÜRK-İŞ’e bağlı bir sendikanın başkanı 1 milyonluk bir araç aldı. Bu durum gündemde yerini buldu. Diğer taraftan şunu da biliyoruz ki bu konfederasyona bağlı birçok sendikanın başkanları ve yöneticilerinin araçları benzer markalardan oluşuyor. DİSK’e bağlı sendikalarda bu durum söz konusu mu? Gerçekten sendikacıların böyle araçlara “ihtiyacı” var mı?

Kamuoyu gündemine giren Türk-İş’e bağlı Şeker-İş Sendikası Başkanının aldığı 1 milyon liralık araç Şeker Fabrikalarının kapatıldığı, dışa bağımlı hale getirildiğimiz ve orada çalışan binlerce işçinin işinden ekmeğinden olduğu bir dönemde yaşanan bu olay sarı sendikalardaki çürümüşlüğün, işçi sınıfına yabancılaşmanın göstergesidir. İhanete dönüşmüştür.

Nakliyat-İş olarak yıllardır, “Türkiye’de bir sendikalar faciası’’ olduğunu ifade ediyoruz. Sendikamızın ana tüzüğünde yer alan, sendika genel başkanı dahil sendika yöneticileri, ORTALAMA İŞÇİ ÜCRETİNDEN FAZLA MAAŞ ALAMAZ, ilkesini uygulamaktayız. İnsanın düşüncesini maddi yaşamı belirler. Sendika yöneticileri de işçi gibi yaşamalıdır.

Muğla TÜVTÜRK direnişi ile ilgili yasal süreç ve işçilerin durumu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Nakliyat-İş Sendikası olarak, TÜVTÜRK Muğla Taşıt Muayene İstasyonları’nda Muğla, Milas, Fethiye, Bodrum ve Marmaris olmak üzere beş istasyonda çalışan işçileri mesai saatleri dışında, işçilerin köyüne, tarlasına, kahvesine giderek yoğun bir çalışmayla örgütledik. Çoğunluğu sağladık ve bakanlığa çoğunluk tespiti için başvuruyu yaptık.

Bakanlıktan çoğunluğu sağladığımıza dair tespitin gelmesiyle işveren konudan haberdar olmuş ve tüm üyelerimizi baskı ve tehditlerde bulunarak, silah göstererek istifa etmeleri için tehdit etmiştir. İstifa  etmeyen ve sendikal örgütlülüğüne sahip çıkan işçilerden on sekizini performans gibi sahte gerekçelerle işten atmıştır. İşten atılan üyelerimizle birlikte başta Muğla merkez istasyonu olmak üzere istasyonlarda direniş başlattık. Çalışan üyelerimiz de, iş yavaşlatarak mücadeleye sahip çıkmakta, atılan işçi arkadaşlarına destek olmaktadırlar.

Muğla’da genel Başkanımızın da katılımıyla çeşitli zamanlarda basın açıklamaları ve eylemler yapılmaktadır. Üyelerimiz işine, ekmeğine ve sendika hakkına kararlılıkla sahip çıkmaya devam ediyorlar. Atılan işçiler geri alınıncaya ve işveren sendikayı tanıyıncaya kadar bu mücadele devam edecek.

Son söz olarak; bir tarafta tüm mütevazılığıyla, işçi sınıfı davasına olan inanç, kararlılık ve fedakârlığıyla, mücadeleci örnek bir işçi sınıfı önderi olan Ali Rıza Küçükosmanoğlu, diğer tarafta ihanette sınır tanımayan sefalet örneği, koltuklarının esiri olmuş sarı sendikacılar var.

Zulme karşı, işçi sınıfı safında mücadele etmek insanı gerçek insan yapar.

Bizler gerçek bir İşçi sınıfı önderi olan genel başkanımız Ali Rıza Küçükosmanoğlu’nun önderliğinde para babalarına ve sarı sendikalara karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Biz, işçi sınıfı safında dövüşen, mücadele eden, yaşamını bu uğurda feda eden ve işçi sınıfı tarihine sayısız mücadeleler armağan eden İsmet Demirlerin, Necmettin Giritlioğlu’nun, Kenan Budakların mücadele geleneklerini sahipleniyoruz. Onları, işçi sınıfı mücadelesinde  yaşatıyoruz. Onların uğruna yaşamını feda ettikleri işçi sınıfı ve emekçi halklarımızın mücadelesi, insanlığın kurtuluş davası er geç zafere ulaşacaktır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.