SON DAKİKA

Can Dündar: Gezi’yi biz 16 kişi mi örgütlemişiz?

Bu haber 22 Şubat 2019 - 1:49 'de eklendi.

Can Dündar, Özgürüz’de yayımlanan yazısında haklarında istenilen cezaya tepki gösterdi.

FERSUDE – Gezi Davası’nda Osman Kavala, Can Dündar ve Mehmet Ali Alabora dahil 16 kişi hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede ”Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet isteniyor.

Mücella Yapıcı, Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, İnanç Ekmekçi, Memet Ali Alabora, Mine Özerden, Ali Hakan Altınay, Şerafettin Can Atalay ve Tayfun Kahraman, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, mala zarar verme, nitelikli mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirilmesi, ibadethanelere zarar verme, 6136 sayılı yasaya muhalefet, nitelikli yağma, nitelikli yaralama, 2863 saylı yasaya muhalefetle” suçlanıyor.

Can Dündar, Özgürüz’de yayımlanan yazısında haklarında istenilen cezaya tepki gösterdi.

İşte Can Dündar’ın o yazısı:

Gezi’yi biz 16 kişi mi örgütlemişiz?

Sevgili dostlar,     
Eskiden bekçi, bir hırsız yakaladı mı, falakaya yatırır, mahalledeki bütün soygunları onun üstüne yıkardı. Anlaşılan AKP, bizim üzerimizde bu yöntemi deniyor. Yoksa tek bir insanın, gazete çıkarıp hükümeti devirmeye kalkıştığına, haber yapıp darbeyi kışkırttığına, isyan çıkarıp halkı sokağa döktüğüne, hükümetin yolsuzluğunu ortaya döküp onu devirmeye niyet ettiğine filan aklı başında kimse inanmaz.
       Savcılar emir kulu; inanır gibi yapmak zorunda. Mesleklerine ihanet ederek, tetikçiliği kabullenerek, yarın o mahkeme salonlarının sanık kürsüsünde olacaklarını iyi bilerek, boyun eğmek durumundalar.
        Onlardan biri, dün bizi Gezi isyanını çıkarmakla suçladı. İsyandan altı yıl sonra aklı başına gelen savcının hazırladığı iddianameden sızan ilk bilgilere bakılırsa bu işi biz 16 kişi yapmışız. Ahaliyi sokağa döküp Cumhuriyet’i ortadan kaldırmaya çalışmışız. Başta AKP Başkanı Erdoğan olmak üzere 746 şikâyetçi öyle diyormuş.
       Estağfurullah!
       Gezi, bu ülkenin tarihindeki en onurlu direniş hareketiydi. Gücünü, biraz da lidersizliğinden alıyordu. Evet, hepimiz içindeydik, ama kimse başında, arkasında değildi. Bunu söylemek, Gezi’nin ruhuna hakarettir.
        Ayrıca son 15 yılın tarihine bakanlar, Cumhuriyet’i kimi ortadan kaldırmaya çalıştığını, kimin ona direndiğini görür. Gezi, aynı zamanda Cumhuriyet düşmanı Erdoğan ve şürekâsına karşı ulusal bir “Yettin artık. Biz buradayız” çığlığıydı. Şimdi hepimiz için eski idam hükmüne denk cezalar isteniyorsa, onun yarattığı korkudandır.
        Hayatı boyunca barışı savunmuş bir kültür adamına, Osman Kavala’ya, isyan kışkırtıcılığından 3 bin 158 yıla kadar hapis cezası istemenin başka açıklaması olabilir mi?
        Bütün bu öfke, bu zulüm, bu paçavra iddianameler, bu abuk suçlamalar, bu koruma ordusu, üç kişi biraraya gelse copunu, silahını kuşanıp yetişen polis, hep “Ya Gezi tekrarlanırsa” paniğinden…
     Baş şikâyetçiye verecek tek cevabımız var:
     “Kaskını çıkar, copunu bırak, delikanlı kim bakalım.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.