SON DAKİKA

Bursa’da işçiler zulüm kumpasında!

Bu haber 13 Nisan 2019 - 13:55 'de eklendi.

Bursa’dan bir metal işçisi yazdı: Fabrikalarda yaşananlar bunlarken, Bursa’da çalışan bir işçi olarak sendikalar ve sola sesleniyorum. Fabrikalar, madenler, inşaatlar ve tüm iş yerleri sizleri bekliyor. İşçinin kapısı ve aklı açık, buyurun gelin, zaman tam zamanıdır.

İş gene işçiye patladı. İşçi örgütsüz, sınıf bilincinden yoksun, kafası siyasal İslam ve de milliyetçilikle dolu. Ve bu sebeple işçi aç, işçi yoksul, işçi perişan. Tabi ki bunun tek suçlusu işçi ya da burjuvazi değil. Bir suçlusu da sendikalar ve sol çevrelerdir. Bursa bir işçi kenti olmasına rağmen (22 sanayi bölgesine sahiptir.) Sol ve sendikalar işçinin çalıştığı fabrikalarda yok denecek kadar az. Ama ahkâm kesmeyi iyi bilirler. Bugün en ileri sendika olarak görülen DİSK bile işçiden çok uzakta.

Bugün işçi sınıfına yön verme iddiasında olanlar. ‘İşçi aptal’, ‘işçide sınıf bilinci yok’ diye yakınıyorlar. Evet, işçide sınıf bilinci yok, evet işçi Siyasal İslam’ın ve milliyetçiliğin pençesinde ama bunun sebebi işçinin aptallığı değildir. İşçiye yön verme, önderlik yapma iddiasında olanların işçiyi yalnız bırakması, iş yerlerini cemaatlere ve milliyetçilere teslim etmesidir.

Bursa’da hemen hemen bütün fabrikalarda patronlar cuma namazlarına servis kaldırıyor. Çünkü cuma günleri fetvalarla işçi sınıfı, işçi düşmanlarının saflarına geçiriliyor. Haklarını talep etmesinler diye şükürdar olmaları sağlanıyor. Eğer işçi bunları öğrenebiliyorsa demek ki aptal değil. Sınıf bilincini de öğrenip kavrayabilir. Tabi ki sol ve sendikalar ahkâm kesmeyi bırakıp sahaya inebilirlerse, yani fabrikalara. Çelik bilekli altın yürekli işçi sınıfının ter döktüğü, sömürü düzeninin olanca hızıyla sürdüğü fabrikalara…

Bu günlerde Bursa’da neler olduğunu da hatırlatmak gerekirse; başta Tofaş, Renault ve Bosch olmak üzere; ve bunlara bağlı yan sanayi üretim alanlarında, işçi sınıfı yeni bir zulüm kumpasına alındı. Her geçen gün biraz daha büyüyen krizin faturası işçiye kesiliyor.

PATRONLAR VE DEVLET EL BİRLİĞİYLE İŞÇİNİN CANINI YAKMAYA DEVAM EDİYOR

Geçtiğimiz aya kadar maaşlarını alamayan ve ayda en az 10 gün ücretsiz izne çıkarılan işçiler, noterden protesto çekip, haklarını talep ederek işten ayrılabiliyorlardı. Patronlar ve devlet bunu engellemek için bir yol buldular. Devlet ve patronlar arasında yapılan yeni anlaşmaya göre; İşçi haftada 3 gün çalışıp, iki günde çalıştırılmayacak. Devlet, PTT yoluyla işçiye işsizlik fonundan ücretin geri kalanını ödeyecek. Böylece işsizlik fonu gene patronların çıkarına sunulacak. Seçimlere kadar böyle olacakmış. İşçinin maaşı geçici bir süre işsizlik fonundan karşılansa dahi SSK’sı ödenmeyen işçi gene hak kaybı yaşamış oluyor. Bu durumda işçinin SSK’sı ayda 10 gün eksik ödeniyor.

İşçiye, “Noterden protesto çeksen dahi hakların ödenmeden işsiz kalacaksın, işsizlik ödeneğinden yararlanamayacaksın” diyorlar. Yani diyorlar ki öyle ya da böyle size bu faturayı ödeteceğiz. İşçi şimdi kara kara düşünmekte. İşi bıraksa bütün haklarından vazgeçmek zorunda, mahkemeye verse, “yaşanan kriz ülke bütünlüğüne saldırı teşkil ettiğinden, ekonominin yeniden canlandırılması ve de mili menfaatler gereğince; bu ekonomik saldırıdan kurtulana kadar haklarınız askıya alınmıştır” laflarıyla karşılaşacak. Devlet gene patronla işbirliği yaparak işçinin değil patronların, yani burjuvazinin devleti olduğunu gösterdi.

Fabrikalarda yaşananlar bunlarken, Bursa’da çalışan bir işçi olarak sendikalar ve sola sesleniyorum. Fabrikalar, madenler, inşaatlar ve tüm iş yerleri sizleri bekliyor. İşçinin kapısı ve aklı açık, buyurun gelin, zaman tam zamanıdır.

Bursa’dan bir metal işçisi / 31 Mart 2019

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.