SON DAKİKA

Bir Grup Yorum ezgisi gibi geldi geçti Sıfır Bir – Hayri Tunç

Bu haber 13 Haziran 2019 - 10:27 'de eklendi.

Bazı mahalleler vardır, içindeki hareketliliği mahalleyi tanımayan bilemez. Oradaki insanların ruhlarını, yaşadıklarını içinde olmayan bilemez. Mahalleler kendilerini yaşarlar. Dışarıdan belli olmayan bir dinamikleri vardır. Çoğu mahalleyi korkutucu yapan, insanların onları bilmemeleri, kendi steril ortamlarından çıkmaya cesaret edememeleridir.

Her mahalle kendi ideolojik düşüncesini yansıtır. Bazı mahallelerin toplum nezdinde, yasalar nezdinde kriminalize gösterilmesinin sebebi ise, topluma dayatılan kalıbın çok dışında olmalarıdır.

Sıfır Bir / Bir Zamanlar Adana’da dizisini ilk izlediğimde aklıma İstanbul’un kenar mahalleleri geldi. O kadar aynıydı ki tipler. Çeteler, çetelere karşı kendilerini var etmeye çalışan gençler, yoksulluk içerisinde yaşamaya çalışan insanlar. Kimliklerinin, ırklarının bir özelliği olmadan yoksulluğun birleştirdiği insanlar.

Yoksulluğun bir yerlere sürüklediği insanların hikayesi bana göre Sıfır Bir. Önüne sadece çeteleşmenin sunulduğu ancak ona karşı kendilerine göre bir koruma mantığı geliştiren sıradan insanların, sıradan hikayesi.

Topluma dayatılan güzellik algısının çok dışında, çok ötesinde, gerçeğe dair bir hikaye olarak karşımıza çıktı. Kürt sinemacı Halil Dağ bir söyleşisinde, topluma dayatılan, inanmalarını istediği güzellik anlayışının bir reddi olmak istediğini söylemişti. Ya da Yılmaz Güney sinemasına temel dayanak olan ‘Çirkin Kral’ efsanesinin yolunda gitmeye çalışan bir dizi karşımıza çıktı.

Yoksul mahalleler, kendilerine özgü bir dinamik içerisinde bulunurlar. Sıfır Bir, bu ahengi, bu dinamizmi vermeyi çok iyi beceriyor. Hiç kimsenin topluma dayatıla güzellik ve yakışıklılık algısında olmadığı, acıların, özlemlerin, dertlerin sokaktaki ile aynı olduğu bir hikaye sunuyor bize.

Kendilerine dayatılan kötü olma durumuna karşı direnen, direndikçe kendilerini istemedikleri bir dünyanın içinde ayakta durma çabası içinde bulan bir grup mahalle gencinin ayakta kalma hikayesini izliyoruz.

Teknik kısımlara çok girmeyeceğim, çok yetkin olduğum bir alan değil o alan ancak her karakterinde bir gerçeklik taşıyan bu hikayenin yaşama ilişkin söyledikleri de gerçek olanlar sadece.

Yoksul mahalleler, toplumun öteleştirdiği, görmemek için kırk takla attığı insanlarla doludur. Hepsinin sistemle bir derdi, sistemle bir mücadelesi hep olmuştur.

Sıfır Bir dizisinin finalini izlerken aklıma gelen ilk şey bir Grup Yorum ezgisi oldu. Zorunluluktan ellerine silah alan, zorunluluktan bir savaşın içine giren insanlarla onları yok etmeye, kendi ufak dünyalarındaki menfaatleri için herkesi harcamaya çalışanların son savaşı gibi izledim finali.

“Ben buraya ölmeye geldim” repliğiyle, “Yollar ölmeye değer zafer varsa sonun” arasında bir bağlantı her daim olacak gibi bana göre.

Bazı hikayelerin, romanların, filmlerin sonu insanın içinde bir boşluk bırakır. Sıfır Bir’de öyle oldu biraz. Her gün gördüğüm, oturup çay içtiğim, aşklarına, özlemlerine, hayallerine tanık olduğum gençlerin hikayesini anlatan bir dizinin sonuydu izlediğim.

Mahallelere her gittiğimde, oturup konuştuğum, dertleştiğim gençleri izliyordum dizide. Konfeksiyonlarda, merdiven altı atelyelerde karın tokluğuna çalışan, ötelenen, dışlanan gençlerin hayallerini dinlediniz mi bilmiyorum. Onların sözlerine tanık oldunuz mu biliyorum.

Ben oldum.

Sevdiklerine, özlediklerine, ağladıklarına, güldüklerine tanıklık ettim. Aynı hayalleri Sıfır Bir dizisindeki gençlerde de gördüm. Orada mahalleyi biraz daha büyük gençler korumaya çalışıyordu, benim gittiğim mahallelerde devrimci abileri, ablalaları korumaya çalışıyordu mahalleleri.

Aynı uyuşturucuya, aynı fuhuşa karşı bir mücadele içindeydi insanlar. Dizinin ana karakterlerinde simgeleşmiş yozlaşmaya karşı mücadele, mahallelerde devrimcilerin eliyle yürütülmeye çalışıyordu.

Belki de buydu bana diziyi sevdiren. Hayatlarına dokunduğum gençlerin hikayesiydi izlediğim.

Ve final…

Savaş’ın vurulma anı. Aklıma birden, “Tanık olduk yiğitlerin ölürken güldüğüne” dizesini getiren o final. Öyle tanıdık geldi ki o sahne, gülümseyen o kadar ölü gördüm ki hayatımda…

İyi ki yapıldı Sıfır Bir, iyi ki hayatımıza girdi…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.