SON DAKİKA

Başka bir Türkiye mümkün diyen nam-ı diğer Vedat Türkali 100 yaşında! – Feyzullah Tunç

Bu haber 15 Mayıs 2019 - 15:47 'de eklendi.

Bazı insanlarla tanışmak, hatıranın ötesinde tarihle buluşmak gibidir. Sadece söyledikleriyle değil, hayatlarıyla, var oluşlarıyla bulundukları dost meclislerini kıymetlendiren bilgedirler onlar. Onlardan biriydi Abdülkadir Pirhasan Nam-ı diğer Vedat Türkali.

Birebir tanıdığım evinde kaldığım, kendisi ile engin birikimlerinden çokça faydalandığım biri nasıl anlatılır bilmiyorum. Vedat amcayı tanıdığımda 88 yaşında idi. Türkiye siyasi tarihinde ve edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip olan biri ile tanışacağım için gerçekten çok heyecanlı idim.

Yaptığım bu ziyaretlerin birinde öğrendim Vedat Türkali’nin, Abdülkadir Pirhasan olduğunu.

1940’lardan bu yana Türkiye tarihinin tanığı aynı zamanda sanığı olan inatçı, direnişçi bir kişilik Vedat Türkali. 1919 yılında Samsun da doğan Abdülkadir Pirhasan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra öğretmenlik yapmış ve TKP içinde aktif siyasetle uğraşmıştır. Türkiye tarihine 1951 TKP – Tevkifatı olarak geçen ve günümüz Türkiye’sini taaa o zaman da yaşayan bir kişi, muhalif duruşu, özgürlükçü tarzı ve komünizme olan inancı ile 1951 yılında Türkiye Komünist Partisi TKP’ye (günümüz TKP’si ile hiçbir bağlantısı yoktur.) yönelik yapılan operasyon ile TKP MK üyeleri Mihri Belli, Zeki Baştımar, Şefik Hüsnü, Sevim Belli ve 187 arkadaşı ile gözaltına alınmış bu gözaltı sonrasında 9 yıl ceza almış. Bunun 7 yılını yatmış sonrasında cezaevinde çıkmış.

Vedat amcayı her ziyaret ettiğim de direncine, dirayetine hayran olmaktan kendimi alamıyordum. 90 yaşında bir insan evde yardımcısı olmasına rağmen hala kendi işlerini kendi yapmaya çalışan, spor yapan bir koca çıkar. Bir taraftan evde çalışma odasında misafirlerini karşılayan, boş zamanlarında muhakkak bir şeyler okuyan, araştıran bir beyin, hala bir şeyler yapmaya çalışan ve bunu ezilenlerden, sömürülenlerden, ötekileştirilenlerden yana yapmaya çalışan ve bunun için mücadele eden biri Vedat Türkali.

Barıştan, emekten, üretmekten ve en önemlisi komünizmden hiçbir koşul ve şart altında vazgeçmemiş ve vazgeçmeyen bir aydın, bir özgür beyin Vedat Türkali.

Senarist, yönetmen, yazar ve aynı zamanda şair!

Uslanmaz bir komünist Vedat Türkali!

Yaşadığımız coğrafya da halklarımıza devlet tarafından uygulanan baskı ve sindirme politikalarına karşı BARIŞ diye bağırabilen özgürlük sevdalısı enternasyonalist bir kişi.

BİR GÜN TEK BAŞINA, GÜVEN, TEK KİŞİLİK ÖLÜM, KOMÜNİST ve KAYIP ROMANLAR kitaplarında komünizmi anlattığı ve kafasında ki sorulara cevaplar arayan kendini ziyaret edenlerle kitapları, insanlar hakkında sohbet eden hayata ve yaşama dair engin bilgilerini ve deneyimlerini paylaşan, paylaşırken sizden de muhakkak bir şeyler öğrenmeye çalışan bir komünist Vedat Türkali.

Vedat Türkali ile sohbet başlı başına insanlığın tarih bahçesinde gezinmek gibi bir duygu veriyor insana, her alanda tarihte, sanatta, siyasette size çok şey öğretiyor ve aynı zamanda sizden öğreniyor.

Umut yüklü yarınlardan vazgeçmeyin, yarınlar aydınlıktır, bir aydınlık yarınlardan, bir de komünist ve ezilenden yana olmaktan vazgeçmeyin derdi.

Komünistti, komünist olarak yaşadı ve komünist olarak aramızdan ayrıldı.

İyi ki doğdun, iyi ki geçtin aramızdan büyük usta Vedat Türkali.

Vedat Amca’nın o unutulmaz İSTANBUL şiirin dediği gibi BEKLE BİZİ İSTANBUL.

“BAŞKA BİR DÜNYA, BAŞKA BİR TÜRKİYE MÜMKÜN”

İstanbul

Vedat Türkali

Salkım salkım tan yelleri estiğinde 
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle 
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul 
Binbir direkli Halicinde akşam 
Adalarında bahar 
Süleymaniyende güneş 
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde 
Bakışlarımda akşam karanlığın 
Kulaklarımda sesin İstanbul

Haramiler kesmiş sokak başlarını 
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi 
Haramilerin elinde 
Ve mahzenlerinde insanlar bekler 
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer 
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü 
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul 
Bulutların ardında damla damla sesler 
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle 
Arkadaşlar çıktı karşıma 
Dindi şakalarımın ağrısı

Bir kadın yoldaş tanırdım 
Bir kardeş karısı 
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları 
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi 
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında 
Gebeliğin dokuzuncu ayında 
Aç kurtların varoşlara saldırdığı 
Tipili bir gece yarısı 
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi 
Otuzbeş kiloluk sırrımızı 
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul 
Bekle bizi 
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle 
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla 
Mavi denizlerine yaslanmış 
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle 
Ve bir kuruşa Yenihayat satan 
Tophanenin karanlık sokaklarında 
Koyunkoyuna yatan 
Kirli çocuklarınla bekle bizi 
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi 
Bekle dinamiti tarihin 
Bekle yumruklarımız 
Haramilerin saltanıtını yıksın 
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle 
Sen bize layıksın

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.