SON DAKİKA

Bajar: Yüksek siyasetinin büyük cümleleri yerine ara sokaklara dalmaya çalışıyoruz

Bu haber 02 Kasım 2018 - 12:01 'de eklendi ve kez görüntülendi.

FERSUDE – Yeni albüm çıkarma hazırlığında olan, hem yeni albüm, hem de sanat üzerine gülümseten bir söyleşi gerçekleştirdiğimiz “Fersude Sanat Söyleşileri” serisinin konuğu Bajar.

Bajar grubu üyeleri, Coğrafyanın aynı zamanda “kader” olduğunu belirterek, “Gelenekten yola çıkan bir üslup kurmaya çalışıyoruz” diyor.

Gazete Fersude olarak Bajar ile gerçekleştirdiğimiz keyifli ve bol kahkahalı söyleşide Bajar kendisini  “Çelişkileri anlatan bir grup” olarak tarifliyor.

 

İnecek var’dan başlayalım

Vedat: Ankara’dan mı

Evet

Vedat: Biz tabi Ankara çocuğu olduğumuz için. Ankara Kürtlerindenim. Bizimkiler Adıyaman oralardan gelmişler. Çok güzel bir yer bulmuşlar. Bizimkilere ga vestiyan derler. Öküz yoruldu. Kızılırmak’ın kenarında köyümüz. Karşı tarafta da Abdal köyleri vardır. Kardeş türküler gibi bizim oralar.

3 tane Ankara vardır. Devlet Ankara, Abdal Ankara, Kürt Ankara.

Bir ağzı fonetiği var biraz oradan şey yaptık. Kürt müziğinin yanında Türkçe bestelerde yapıyoruz. Sözler tabi, sözler nasıl çıktı. Memleketin şu haliyle ilgili. Memleketin bu hali bizi de sıkıştırıyor. İçimiz kabarıyor. Bir şeyler söylemek istiyoruz. İnecek var diyoruz ama şöyle de anlaşılabilir. “bu memleket artık yaşanmaz” daha çok bir düzenden inmek. Sıkıcı bir nizam var. İnsanın içine müdahale eden bir nizam var. Kaçıp gidecek gibi bir durumumuz yok. Pek böyle yurtdışında yaşayabilecek..

Zeynep ne diyorsun?

Zeynep: Yaşayamam her halde…

Cansun : Hayırlısı

Zeynep

İnecek var yeni albümün habercisi mi?

Vedat: Evet

Cansun : Bu ekibin bir işi.

Ethem: Bu ekibin yayınlanan ilk işi.

Vedat: Yok Michael Jackson var

Ethem: Resmi yayınlanan.

Vedat: Gündem önümüzden akıp gidiyor, dayanamadık, sağ olsun yayınladık. Kadıköy’de bir kafede çektik. Görselleri orada vardı. Bir arkadaş önerdi. Şarkı için uygun olabilir. Orada bir çok metafor var. Simgesel birçok şey var. Görüntülerde kısır döngü var. Metaforları yüklü bir klip oldu.

Klipte grubun tüm parçaya dahil olduğu bir ruh var. Sesler, oyunculuk…

Vedat ve Cansun

Vedat: Cansun bağlama çaldı.

Gülüşmeler

Ethem: Parça ülkenin şu halini yansıttığı için. Hepimizde bir anksiyete var. Amatör oyunculuğumuzla beraber o ruh haline girmeye çalıştık.

Zeynep: İç sıkıntıları yansıttığımız metod oyunculuğu

Elektrikler gitti… gülüşmeler…

Ethem: Cansun faturayı ödedin mi?

Ethem

Elektirikler gitti. Balkona geçtik. O zaman klasik bir soruyla devam edelim. Bajar’ın hikayesine

Vedat: Bajar’ın hikayesini Cansun iyi bilir.

Cansun: Benim Bajar’la alakam yok, ben sadece çalıyorum, ikinci albümde geldim.

Cansun

Vedat: Kardeş türkülerde de çalıyorum ben. Bir rock grubumuz vardı. Mare Nostrum diye. Orada davul çalıyordum. Kardeş Türküler’in konserleri artınca geri planda kaldı. Bir ukde idi o. Kardeş Türküler’de sistem oturunca bir istek uyandı, arkadaşlarla bir araya geldik, niye olmasın diye. Ekibin adını da Bajar koyduk. Bajar şehir demek Kürtçede. İstanbul rezil bir şehir. Şu tarafta manzara var orası güzel. Orayı çeksene.

Bizim üst cümlemiz neydi; Fırat suyu Marmara’ya karışıyor. Ama kültürel bir karışma oldu mu?

Özellikle 90larda bir göç dalgası yaşanıyor. Zorunlu göçlerle birlikte. İstanbul, İzmir olsun, oraların sosyolojisi tepetaklak oldu. Bir karışma oldu. O karşılaşmanın müziğini yapmaya çalışıyoruz.

Fırat suyu Marmara’ya karıştı ama kültürel bir karışma oldu mu?

Aslında var öyle bir karışma. İstanbul’a baktığınızda aslında bir cemaatleşme var. Gruplaşma var. Sivaslılar bir araya geliyor. Mardinliler genelde Tarlabaşı’ndadır. Herkes kendi alanını korumaya çalışıyor. Marmara’ya karışma meselesi sıkıntılı oldu.

Sizin müzik şehirleşti mi? Müzik şehirdeki göç eden insanlara etki etti mi?

Cansun: O biraz uzun bir süreç. Birkaç sene içinde evrilecek bir şey değil. On sene sonra etkisi kalırsa görürüz. Kültürel değişmeler uzun süreyi alabiliyor.

Bahoz’da yaptığınız müzik, sizin tanımınıza uyuyor.

Vedat: Kazım Öz’ün Bahoz filminin müziğini yapmıştık. Sonra biz ona bir söz giydirdik. Bizim şehir anlatan iyisi ile kötüsü ile anlatan şarkılarımız var. İnşaat işçilerini anlatan şarkılarımız var, beyaz yakalıları anlatan şarkılarımız var. Bunun karşılığı var mı?

Sonuçta konserler veriyoruz. Bajar’ın bir dünyası var. Buranın yeni dilini isteyen, yeni dilini talep eden insanlar var. Zebercet konserlerindeki kitle öyleydi. Taksim’de beyazlar kaçtı, Romanlar kaldı, Kürtler kaldı ama mekanlar küçüldü.

Zeynep; Kültürel çeşitlilik çok fazla. Her şehirden gelen var. Yurtdışından gelen de oldu.

Beyoğlu, taksim dışında ki konserlerinizde ki etkiler nasıl?

Vedat: Esenyurt’ta bir kültür merkezine gittik. Oradaki kitle daha farklı. İlla Taksim’e gelelim demeyen bir kitle. Güzeldi. Bajar ulaşıyor mu insanlara? Cansun’un dediği gibi değişim, kırılma noktası yapıyoruz. Bizi kim dinliyor, öngörülemiyor. Kanada’da, Avusturalya’da dinleyen var.

Cansun: Belli bir yaşın üzerindeki dinleyiciler Kardeş Türküler’i biliyor. Öyle bir taleple gelebiliyorlar. Bajar’ı biraz tanıtmak, kabul ettirmek vakit aldı.

Ethem: Geçen yıl Bajar bey diyen olmuştu

Cansun: Daha genişliyor ama inşaatçı, işportacı dinliyor mu onu bilmiyorum

Vedat: Kürt müziğinde nasıl tarif edeyim bilmiyorum ama genç tayfada, sosyal medya ile birlikte müzik sunum şekli de değişti. İki gitarla türküleri söyleyenler var. Biz Bajar olarak, bir proje grubuyuz. Onlar çıkıyorlar, gitarını açıp çalıyorlar, daha rahat geziyorlar. Politik içerikli şarkılar 90’larda daha baskındı. Şu an daha farklı bir durum var. Kürt coğrafyasına gittiğinizde de, Kültürel hayatına gittiğinizde İstanbul gibi olmuş. Kürtçe azalmış biraz. Dilin az kullanılması artmış. Siyasi politizasyon ile kültürel politizasyon aynı şeyler değil. Yüksek siyasetinin büyük cümleleri yerine ara sokaklara dalmaya çalışıyoruz.

Yeni albüm ne durumda?

Ethem: Yeni albüm hazırlığındayız.

Vedat: Yeni albüm sorumlusu Ethem. Burayı (Stüdyo) sana aldık.

Yeni albümde nasıl parçalar göreceğiz. Michael Jackson çaldınız

Cansun: Çaldınız derken

Gülüşmeler

Vedat: Biz bu konuda telife başvurduk. O dönem aile ile firma arasında sıkıntı olunca vermediler. Aile reklamlarda falan kullanılması yasak.  İlk cevapları şeydi. Farklı bir dile çevirdik dile sıkıntı yarattı. Şarkının değişmesini istemiyorlar. Gelir elde etmemek için resmi kanallarımızda paylaşmıyoruz.

Cansun: Arada yeni film müzikleri yaptık. Babamın Kanatlı müziklerini yaptık. Yeni bir sound çıkacak. Onu bizde göreceğiz. Şimdiye kadar ki konserlerde önceki albümlerin uygulaması gibiydi. Şimdi tamamen sıfırdan bu ekibin ürettiği bir proje çıkacak.

Vedat: Gelenekten yola çıkan bir üslup kurmaya çalışıyoruz. Elektronik yapıların önde olduğu bir sound yapmaya çalışıyoruz. İnecek Var’da da onu denedik.

Cansun: Bajar’ın müzikal bazı kaygıları var. Anadolu Rock’ta yetmişlerde önemli işler yapılmış ama sonradan yurtdışındaki müzik kanallarını, radyo kanallarının Türkiye’ye gelmesiyle daha çok oradaki müziklerin emitasyonu şeklinde gözüküyor. Türkçe sözlü İngiliz rock müziği gibi bir şey var. Daha doğuya baktığımızda özellikle Afrika gibi sömürge ülkelere baktığımızda, mesela oralarda daha farklı bir dil söz konusu. Yine bir rorcktan besleniyor ama onlar köklerine biraz daha bağlı gözüküyorlar. Sömürgeye bir karşı duruş gözüküyor. Rakibinin sazıyla, tırnak içinde silahını ona çeviriyor. Türkiye bir sömürge ülkesi mi bilmiyoruz ama kültürel olarak söz konusu.

Vedat: Türkiye’de rock müzik kolejler üzerinden geliyor.  Kesmeşeker’de Kadıköy soundu vardı. Onlarda kent ozancılığı üzerinden gidiyorlar. Onlarda daha çok şehrin cümleleri, batının cümleleri var.

Cansun: Anadolu’da bu coğrafya da, halk müziğinde çerek notalar var, Türk sanat müziğine 59 komaya kadar çıkıyor. Yerel sazları batı sazlarına uydurma çabası söz konusu. Bizde ters. Bizde batıyı yerel sazlara nasıl uydurma çabasındayız. Bağlamada bir koma varsa, gitarı ona uydurmaya çalışıyoruz. Bir Neşet Ertaş’ın parçasını çalıyorsak, onu Neşet Ertaş’ın bastığı seslere uydurmaya çalışıyoruz. Afrikalı Ali Farka Torue var normal bildiğimiz elektrogitar çalar ama dinlediğiniz o tınıyı almazsınız. Zihninde kendi müziği vardır.

Vedat: Biz her koşulda müzik yapan bir ekibiz, kaprisimiz yok.

Cansun: Bu ekibin çıkartacağı ilk albüm olacak. Diğer albümlerdeki gibi Kürtçe Türkçe ezgiler olacak. Bir ara dans müziği yapma albümü yapma konumuz vardı. Üstüne o kadar çok şey oldu ki. Gündem değişti. Bajar biraz da gündem anlattığı için onu albümün bir bölümü olarak düşündük. Albümün bir bölümünde dans parçaları var. Elektronik yapılı, bizim ilk defa deneyeceğimiz şeyler olacak. Biraz haber müzik gibi Bajar’ın işi. Geniş uzun vadede yaşanan olaylar üzerinden, dönüşümler üzerine anlatma çabası içinde olan bir ekip. Biraz ayna tutmak iddialı bir laf olur ama öyle.

Vedat: Şairlerin şiirlerini bestelemeye çalıştık.  Sezai Sarıoğlu, Ahmet Arif, Özdemir Asaf var. Şiir besteleyenler Cem Karaca, Sezen Aksu, Ahmet Kaya’da yapar.

Bajar, 90’ların devrimci gruplarının biraz daha modernize hali gibi durmuyor mu?

Cansun: Bajar biraz izleyen ve anlatan bir ekip. Bir ideolojiyi müzikle anlatan bir gruptan çok karşılaşmaları anlatan, çelişkileri anlatan bir grup. Örtüşmüyor biraz.

Vedat: Bajar biraz gündelik hayatın politikasına vurgu yapıyor. Oraları anlatıyor. Biz gündelik hayatın, ara sokaklardaki hayatın politikasını dile getirmeye çalışıyoruz. Müziğin birçok hali vardır. Ajit-prop yapabilirsiniz. Bajar daha kinayeli, işin içinde mizahında olduğu, eylemce durumunda bir üslubu var. Daha artık nasıl isimlendirilir. İsimlendirmek gerekiyor mu?

Siz bilirsiniz, biz sorduk soruyu, isterseniz cevap vermeyebilirsiniz. Bizde cevap vermedi yazarız.

Kahkahalar

“Coğrafya bir kader aslında”

Zeynep: Çok mizansenli aşk hikayesi olan parçada var. Parası yok, kız arkadaşını yemeğe çıkartamıyor. Gündelik hayatı anlatıyor.

Vedat: Bir dergide vardı. Soruyor ne yapıyorsunuz geziyor musunuz, tozuyor muşuz? diye. Ya diyor, çok gezip tozamıyoruz. Bir kız arkadaş edinmek istesem onla gidip gezeceksin, çok sıkıntılı işler. Rahat gezemiyoruz diyor. Böyle hayatlar var. Aşık olmayı doyasıya yaşayamayan, geçim cenderesinde olan gençler çok var. Bir taraftan da dışa dönükler ama herkesin eli kolu bağlı. Son dönemde memlekette ekonomik sıkıntılar falan çok şeye gebe.

Bu cümleler şarkılarımızda da olacak.

Cansun: Şöyle bir sosyolojik durum söz konusu. Göç yaşandı. Göçle birlikte adaptasyon süreci yaşandı. Şimdi ikinci nesil, İstanbullu Kürt kökenli gençler oluşmaya başladı. Bunların hayatı bir başka. Göç yaşamamışlar, kurulu bir düzen içinde ama bir yandan İstanbul’un metropol kültürü içinde normal okullara gidiyorlar. Bir yandan kendi kültürünü evinde yaşıyor olmanın, İstanbul’un olaylarındaki yerleşkelerde yaşıyor olmanın getirdiği, kentsel dönüşüm içerisinde yaşanan travmatik bir durum var. Burada doğup büyüyen, illa Kürt olmak zorunda değil, burada büyümüş ama kendi kültürünü de bir yandan sırtında taşıyan yeni bir neslin hikayesi söz konusu. Bunların ekonomik durumları nasıl, kültürel yaklaşımları nasıl, üç dört göbek insanlarla ilişkileri nasıl. Bu bambaşka bir hikaye aslında.

Zeynep: Bahsettiğin dönemde, bu jenerasyonu ben okulda yüz yüze görüyorum. İstanbul’da doğup büyümüş babası Diyarbakırlı. Tek kelime Kürtçe bilmiyor o kültüre dair bir şey bilmiyor bir yandan da içinde bir aidiyet var. Onu bir yere koyamıyor.

Vedat: Coğrafya bir kader aslında.

Cansun: Bajar’da söz olmayan alanlar, uzun introlar çok fazladır müzik başlı başına bir ifade biçimi.

İkinci kuşak, üçüncü kuşak farklı insanlara ait müzik tarzı olarak Almanya’da ki Cartel dönemi vardı. Ona benzer bir müzik yapınız vardır. Sizin müziğinize baktığınızda, İki arada bir derede kalan insanları anlatıyor.

Vedat: Cartel’in o şarkısı milliyetçi bir şarkı da değil. Avrupa’daki Türklerin durumu bambaşka. O döneme baktığında, Türk bayrağı açıyorsunuz, oralarda Türklerinde, onlarda oranın ikinci sınıf vatandaşı olduğundan kendi sembollerini kullanıyorlar. O şarkı buraya geldiğinde değişti. Semboller çok farklı yerlerde çok farklı anlamalar taşıyabilir. Türkler Almanya’da kendilerine dönük bir arayış içindeydiler.

Albüm CD olarak basılacak mı?

Cansun: Dijital platformun dışında bir cd de olacak ama ileri de ne olacak bilmiyoruz. Artık CD basımına yapımcı şirketler çok iyi bakmıyor.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.