SON DAKİKA

Ahmet Bozkuş: Adalet sisteminde iki önemli eksik var: Adalet ve sistem

Bu haber 26 Kasım 2018 - 23:32 'de eklendi ve kez görüntülendi.

FERSUDE – Gazete Fersude Psikoloji Söyleşileri serisi ünlü blogger Ahmet Bozkuş ile devam ediyor.

Kendisinden bahsederken “Yola ve mücadeleye devam eden hayalperest kişiyim, her an bir yerde düşüp kalabilirim” diyen Ahmet Bozkuş, Gazete Fersude’den Yasemin Akkaya’nın sorularını yanıtladı.

Fersude Psikoloji Söyleşileri’nin 10 Soru 10 Cevap serisinde Yasemin Akkaya’nın bu haftaki konuğu, ünlü blogger Ahmet Bozkuş

 

1. Hayatınızda asla unutamadığınız ve sizin için en etkileyici olay neydi tam olarak?

Karşılaştığım her olayda, insanda ve durumda etkileyici bir taraf aradığım için tek bir şey yazmam zor olur. Tiyatro ve radyo için öğretmenliği bırakmam önemli bir olaydı benim için ve kararsız kaldığım bir zamanda bir şarkı sözü ikna etmişti beni. O yüzden şarkı sözleri, film replikleri, kitap cümleleri bazen devasa toplumsal olayların etkisinden daha fazla dönüştürücü bir rol oynayabiliyor insan hayatında.

2.Bu unutamadığınız olayla nasıl başa çıktınız nasıl savaştınız?

Öğretmenliği bırakmak her anlamda zordu. Güzel bir meslekti, yıllarımı vermiştim, maddi olarak kazandığım paraya ihtiyacım vardı. Öyle bir işi bırakıp tamamen sıfırdan başlayacağım bir yere gitmeyi göze almam gerekiyordu. Bunun için önce kendimi ikna ettim. Hayat, sınav kağıdı gibi değil. Takıldığın soruya tekrar dönüp bakma şansın olmuyor, zaman yetmiyor. Ve o sıralarda dediğim gibi bir şarkı sözü ikna etti beni: “Sonunda boğulmak da olsa ben o sularda yüzmek istiyorum.“

Sonra adım adım ilerledim. Çıkmam gereken basamakların hepsine birden bakınca gözüm korkuyordu. O yüzden hep bir sonraki basamağa odaklandım. Bir de baktım ki epey bir yol almışım.

3.Hayat felsefeniz ve size moral veren şeyler nelerdir tam olarak?

Her insan kendisini çok iyi tanımalıdır. Güçlü yanlarını, zayıflıklarını, kendisini mutlu eden şeyleri, heyecan duyduklarını, korkularını… Kendimi iyi tanıdığımı düşünüyordum ama zaman geçtikçe daha fazla keşfetmem gereken şeyler olduğunu anladım. O yüzden bana iyi gelen insanlarla konuşmak, beni iyi eden işleri yapmak peşinde koşuyorum. İnsanı iyi eden en iyi şey, iyilik yapmak olsa gerek.

4.Elinizde olsa ilk olarak adalet sisteminde neleri değiştirmek isterdiniz?

O meşhur espriyle cevap vereyim. Adalet sisteminde iki önemli eksik var: Adalet ve sistem. Güç kimin eline geçerse onun emrine giren bir sistemde adalet olmaz. Dolayısıyla güç el değiştirdikçe değişen bir yapıda sistemden de bahsedemeyiz. Yani adalet sistemine, kişilere göre değişmeyen, ilkeler üzerinden ilerleyen bir işleyiş lazım.

5.Kadına Şiddet ülkenin en önemli sorunu ama azalmak yerine hep bir artım var; bununla nasıl başa çıkabiliriz neler yapmalıyız?

Kadına şiddetin bu kadar yoğun yaşanmasının ana sebebi az evvel söylediğim gibi güçlü olanın güçsüz olanı ezmesi. Bu bazen kadın oluyor, bazen yetim bir çocuk, bazen gariban bir işçi, bazen masum bir memur, bazen yeni doğmuş bir bebek ve bazen de zavallı bir hayvan. Gücün dengesiz dağıldığı bir yerde adalet caydırıcı bir etkiye sahip olmayınca ortaya bu vahim tablo çıkıyor.

Bir insana şiddet uygulayacak kadar alçalmış bir şahsın evvela yasalardan korkması lazım. Sonra en uygun yöntemlerle onun ıslahı için çalışılır ama önce güçsüz olanı koruyacak bir sisteme ihtiyaç var.

6.Psikolojik destek olmanız gerekirse buradan bu sohbetimizi okuyan insanlara neler demek isterdiniz?

Haddim olmayarak seyahat etmeyi tavsiye ediyorum. İmkanları ölçüsünde daha evvel gitmedikleri yerlere özellikle de yurtdışına gitmeleri büyük bir değişim ve moral kaynağı olabilir. Seyahati ister bir kaçış, ister keşif kabul etsinler ama mutlaka seyahat etsinler. Cep telefonundan, tabletten uzak durup şarkılara, kitaplara, insanlara ve mekanlara odaklansınlar. Tebdil-i mekanda ferahlık vardır.

7.Hayatınızda dönüm noktası olarak belirlediğiniz bir dönem var mı? varsa nedir?

Üniversite tercihi yaparken rehber öğretmenimin tavsiyesini dinleyip Diyarbakır’ı tercih etmiş olmam benim için önemli bir dönüm noktasıydı. Evet, sonuçta üniversite her yerde okunabilirdi, başka güzel şehirler de vardı ama Diyarbakır’a iyi ki gitmişim. Orada geçirdiğim zaman ve tanıştığım insanlar, onların hikayeleri benim kafamda yükselen karanlık bir duvarın yıkılmasını sağladı. Elbette o günden sonra kusursuz bir insana dönüşmedim. Çok hatam oldu. Ama hayati bir ders aldığımı düşünüyorum.

8.Mutlu olmak için en çok neye ihtiyacımız var?

Bahanelere ihtiyacımız var. Bahane her zaman bir başarısızlığın, bir mutsuzluğun dayanak noktası olamaz. Kendimiz mutluluk noktaları belirleyip onun peşinden giderek bahaneler üretebiliriz. Küçük şeylerden bahsediyorum. Size iyi gelen ne varsa ona tutunmak… Mücadeleden kaçmadan, öyle kolay pes etmeden, kendimizle beraber en az bir kişiyi daha taşıyarak mutluluk bahaneleri üretebiliriz.

9.Psikolojik olarak cahil insanlarla nasıl iletişime geçiyorsunuz onlarla nasıl bir savaşın içindesiniz?

Umarım kibir olarak anlaşılmaz ama özellikle uzak durmaya ve iletişime geçmemeye çalışıyorum. Sinir harbinde başarısız bir insanım, duygusal kırılmaları çok çabuk yaşarım ve iflah olmaz bir akrep burcu olarak intikam hissi beslerim. Kendimdeki bu zayıf yanı bildiğim için tehlikeden uzak duruyorum. Cahil olan, cehaletle mutlu olan ve bu halinde ısrarcı olan birisiyle nasıl mücadele edilir hiçbir fikrim yok. Gayretli arkadaşlara başarılar diliyorum.

10.Aslında kimsiniz?

„Bir yanım yolda benim

Bir yanım harpte

Düşer kalırım bir yerde

Düşlerimi sakla…“

Yazdığım bir şiirde böyle anlatmıştım kendimi. Yola ve mücadeleye devam eden hayalperest kişiyim, her an bir yerde düşüp kalabilirim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.