SON DAKİKA

Usta oyuncu Ayşen Gruda hayatını kaybetti

GÜNCEL, KÜLTÜR-SANAT, SİNEMA

2018’in en önemli 10 arkeolojik keşfi

Bu haber 03 Ocak 2019 - 13:58 'de eklendi ve kez görüntülendi.

FERSUDE – 2018 yılı, arkeolojik keşifler açısından önemli bir yıl oldu. Dünyanın bir çok yerinde arkeoloji açısından önemli gelişmeler yaşandı.

2018 yılının Aralık ayında Türkiye’de ve dünyada yapılmış en ilginç ve önemli arkeoloji keşiflerin derlendiği Arkeofoli listesini yayınlıyoruz

1- Endonezya’da Binlerce Yıllık Piramit Benzeri Yapı Bulundu

Batı Java’da Padang Dağı’nın tepesinde yer alan yapının üzeri, taş dizileriyle kaplı. C: Danny Hilman Natawidjaja

Endonezya’da antik bir tapınağın kalıntılarını temsil ediyor olabilecek devasa piramit benzeri yapı, binlerce yıl yeraltında gizlenmiş.

Batı Java’da Padang Dağı’nın tepesinde bulunan yapı, 19. yüzyılın başlarında keşfedilen ve antik taş sütun dizisini içeren bir arkeolojik sit alanı ile kaplanmış. Ancak yapının altındaki eğimli tepenin, doğal peyzajın bir parçası olmadığı, aksine insan yapımı olduğu açıklandı.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

2- 3.67 Milyon Yıllık İnsan Atasının Beyni Yarı İnsan Yarı Maymun Çıktı

Yapılan çalışmada, Little Foot’un kafatası (burada gösterilen) diğer homininlerinkiyle karşılaştırıldı. C: University of the Witwatersrand

Şimdiye kadar bulunan en eski Australopithecus bireylerinden birinin beyni, biraz maymun ve biraz da insan benzeri çıktı.

Yeni bir çalışmada, araştırmacılar eski hominin atalarının çok nadir, neredeyse bütün haldeki bir kafatasının içini taradılar. Kafatası, 20 yıl önce Johannesburg yakınlarındaki Sterkfontein Mağaralarında bulunan “Küçük Ayak” (Little Foot) adlı bir fosile ait. 3.67 milyon yaşında olan Little Foot, bugüne kadar bulunmuş Australopithecus’ların en eskileri arasında ve kafatası neredeyse bütün halde. Fosilin kâşifleri, bunun tamamen yeni bir Australopithecus türüne ait olabileceğini düşünüyor.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

3- Bilinen En Eski Siyasi Suikast 3846 Yıl Önce Düzenlendi

3.846 yıl önce ölen prensin iskeletinde bulunan yaralanmalar, muhtemelen deneyimli bir savaşçı tarafından düzenlenen “tarihteki en eski siyasi suikast” olduğuna işaret ediyor.

Almanya’nın Halle kentinde bir arkeolog ve adli araştırmacı, Helmsdorf Prensi’nin kemiklerini yeniden inceledi ve prensin öldürüldüğü sonucuna vardı. 3.846 yıl önce gerçekleştirilen saldırı, şimdi dünyanın bilinen en eski siyasi cinayeti oldu.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

4- Mısır’da Kraliyet Rahibinin 4.400 Yıllık Mezarı Bulundu

Kazı işçilerinin şefi Mustafa Abdo, rahibin yakın zamanda ortaya çıkarılan mezarında yürüyor. C: AP

Mısır’daki Sakkara nekropolünde “Wahtye” adında bir kraliyet rahibi için inşa edilen ve en az 55 heykelcik barındıran 4.400 yıllık bir mezar bulundu.

Mısır Eski Eserler Bakanı Khaled El-Enany, mezarın son derece iyi korunmuş olduğunu ve içinde heykeller barındırdığını söyledi. Arkeologlar mezarın altında, bir tanesi Wahtye’in lahdini barındırıyor olabilecek beş gizli bölme buldu. Wahtye ilahi müfettişlik unvanını taşıyan yüksek rütbeli bir rahipti. Wahtye, MÖ 2446 ila MÖ 2438 yılları arasında saltanat sürmüş Neferirkare adlı bir firavun için çalışmıştı.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

5- Neandertal DNA’sına Sahip Bazı İnsanların Kafası Daha Basık

Neandertal kafatası (solda), insan kafatasının (sağda) şekline göre daha farklı. C: Philipp Gunz

Günümüzde belli iki Neandertal genine sahip olan insanların, tıpkı Neandertaller gibi kafaları daha uzun ve tepesi daha düz.

Yeni bir araştırmaya göre, binlerce yıl önce Neandertallerle çiftleşmek, günümüzde bazı insanların daha uzun beyinlere sahip olmasına neden oldu. İnsan kafasının önemli bir özelliği, daha uzun kafaya sahip olma eğilimi gösteren soyu tükenmiş akrabamız Neandertallerin aksine yuvarlak olması. Daha önceki araştırmalar, Neandertallerden bize geçen genetik materyalin enfeksiyonlarla mücadele etmemizde yardımcı olabileceğini ileri sürdü, ancak yeni çalışma, bazı insanların hâlâ Neandertal benzeri kafalara sahip olduğu sonucuna vardı.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

6- 8.000 Yıllık ‘Sakızlarda’ İnsan DNA’sı Bulundu

Huş ağacı kabuğundan yapılmış zifir, binlerce yıl boyunca hem diş izlerini hem de insan DNA’sını korumuş. C: Kashuba et al 2018.

8.000 yıl önce çiğnenmiş huş ağacı kabuğu zifirinde, hem diş izleri hem de insan DNA’sı günümüze kadar korunmuş!

8.000 yıl önce çiğnenmiş bir ‘sakız’da, insan genetik materyali bulundu. İsveç’te bulunan 8.000 yıllık sakız, huş ağacı kabuğu ziftinden yapılmış ve insanlar tarafından çiğnenmiş. Sakızlar insan DNA’sını binlerce yıl boyunca koruyabilir. Araştırmacılar, huş ağacı kabuğu zifiri olarak bilinen 8.000 yıllık katranımsı dolgunun içinden genetik malzeme ortaya çıkardı. 

Daha fazla bilgi için tıklayın.

7- Denisova Mağarasında 50.000 Yıllık Taç Bulundu

2018 aralık ayının en önemli arkeoloji haberleri

Altay bölgesindeki dünyanın en önemli Denisova buluntu yeri olan mağarada, 50.000 yıl öncesine tarihlenen ve mamut dişinden yapılmış bir taç bulundu.

Söz konusu taç (ya da diadem), 50.000 yıl önce, fildişinden zarif iğneler ve sofistike ve güzel bir taş bilezik yapmak için teknolojiye sahip olduğu bilinen Denisovalılar tarafından yapılmış olabilir. Aynı zamanda bu taç, tüm dünyada türünün en eski örneği de olabilir. Saçları gözden uzak tutmak gibi pratik bir amacı var gibi gözüken bu tacın boyutları, bir erkeğin kulladığına işaret ediyor.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

8- Ortadoğu’da 3.700 Yıl Önce Patlayan Meteor Yaşamı Yok Etti

Arkeologlar, Ölü Deniz’in kuzeydoğusundaki düz ova olan Orta Ghor’da, meteordan çıkan bir ateş topunun antik kenti tahrip ettiğini söylüyor.

Gökyüzündeki  bir patlama, yaklaşık 3.700 yıl önce Ölü Deniz’in kuzeyindeki şehirleri ve çiftçilik yerleşimlerini yok etti. Arkeologlar, günümüzde Ürdün’ün bulunduğu bölgede kozmik bir felakete dair kanıtlar buldu.

Ortaya çıkarılan yüksek sıcaklıklarda anında kristalleşen mineraller ve radyokarbon tarihlendirmeleri, Orta Ghor olarak adlandırılan, 25 kilometrelik genişlikte yuvarlak bir düzlükte, atmosferin içinde patlayan bir meteorun neden olduğu muazzam bir hava patlamasının bölgedeki yaşamı yok ettiğini gösteriyor.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

9- Mağaralardaki El Şablonlarında Neden Parmaklar Eksik?

C: Henri COSQUER/Gamma-Rapho via Getty

Dünyanın çeşitli yerlerindeki mağara duvarlarına yapılan onbinlerce yıllık el şablonlarında neden bazı parmaklar eksik? Araştırmaya göre bunun dehşet verici bir açıklaması olabilir.

Dünyanın çeşitli yerlerindeki onbinlerce yıllık mağara resimlerinde el şablonları sürekli olarak görülüyor. Yine de, Fransa ve İspanya’nın Paleolitik sakinleri tarafından dekore edilmiş bazı mağaralarda, merak edilen bir şey gözlemleniyor: Bu el şablonlarının çok yüksek bir kısmında bazı parmaklar eksik. Araştırmacılar, bu bölgelerde yaşayan insanların, dehşet verici bir uygulamayla meşgul olduğunu iddia ediyor: kendi parmaklarını kesmek. İlk başta çılgınca geliyor, ancak ihtimal vermekte fayda var. Yeni bir araştırma, kanıtlarını tartışmanın “parmak kesimi” tarafına ekledi.

Daha fazla bilgi için tıklayın.

10- 536 Yılı Yaşamak için En Kötü Yıldı

Yeni yapılan bir araştırmada, MS 536’da başlayan açlık ve veba döneminin Roma İmparatorluğu’nun çöküşünün sebeplerinden biri olduğu söyleniyor. C: Thomas Cole/ New York Historical Society

Yaşadığınız zamanın çok kötü olduğunu düşünüyorsanız, 536 yılında dünyada olup bitenleri öğrenmek isteyebilirsiniz.

Michael McCormick’e göre, MS 536 yılı, dünyada yaşamak için en kötü yıllardan biri ve hatta en kötü yıl olabilir. MS 536, dünya için korkunç, berbat, kötü, çok kötü bir yıldı.

Her şey Avrupa, Ortadoğu ve Asya’nın bir kısmını 18 ay boyunca günün 24 saati karanlığa boğacak gizemli bir sis tabakasının gökyüzüne yayılmasıyla başladı. 1,5 ila 2,5 derece arasında düşen sıcaklıklar son 2.000 yılın en soğuk döneminin habercisiydi. İrlanda’dan Çin’e kadar uzanan birçok yerde kıtlık yaşanmaya, açlık baş göstermeye başlamıştı. Çin’e yaz aylarında kar yağdı, ekinler dondu ve insanlar açlıktan öldü. İrlanda’da 536 ile 539 yılları arasında yiyecek ekmek bulunamadı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.